ANALİZ : Uyanan Yanardağ


Uyanan Yanardağ

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Kendi sızlanmaları dışında sızlanmalardan haberleri yok. Acıma, merhamet ve insaf duygularından soyutlanmışlar. İnsafı bilmiyorlar, merhameti bilmiyorlar, acımaktan habersizler. Kalpleri kararmış diyemiyoruz, kararacak bir kalpleri de yok. Kan pompalayan bir araçtan öte değil sol göğüslerinin altında atıp duran."

Kadit bir köpek havlıyor üç kez. Yüz yıllardır uykuya yatmış bir yanardağdan başkası kulak vermiyor bu acı çığlığa. Duymuyor bir zamanlar bilinç sahibi olup şimdi bilinci yitik olanlar. Bilinci yitik olanlar kadit köpeğin üçüncü havlaması ardından sokaklara fırlıyorlar yağma eylemine katılmak için.

Yağmalamalar sıradan bir olay. Sıradan, nefes alıyormuş gibi. Böyle, çünkü bilinci yitiklerin bilgi dağarcığında yağmaya ilişkin bir bilgi yok. Elcil olana ilişkin bilgilere, duygulara sahip değiller artık. Ve bu hep böyle olmakta. Kendi sızlanmaları dışında sızlanmalardan haberleri yok. Acıma, merhamet ve insaf duygularından soyutlanmışlar. İnsafı bilmiyorlar, merhameti bilmiyorlar, acımaktan habersizler. Kalpleri kararmış diyemiyoruz, kararacak bir kalpleri de yok. Kan pompalayan bir araçtan öte değil sol göğüslerinin altında atıp duran. Kalpleri çoktan bir değişim kasırgasına uğramış, kararmış kalpleri.

Kadit köpeğin acı çığlıklarıyla derin uykusundan uyanıp inleyen yanardağın inleyişlerini duymuyor bilinci yitik yığınlar. Ucuz kavunun en iyisinin, en lezzetlisinin arayışı içindeler. Kuşların ürkmesinden, feryadından bir şey anlamıyorlar. Asit olma yolundaki yağmurdan bihaberler. Midelerinin gurultusundan başka seslere tıkalı kulakları.

Yanardağ inliyor. Yanardağın göğsü daralıyor. Göğsü şiştikçe şişiyor, patladı patlayacak. Patladığında bu yanardağın bir intikamı olarak görülmeyecek bilinci yitikler tarafından. Ölçüp biçecekler sadece, başka uyuyan yanardağlarda da var mı bir hareket diye bakacaklar, kendilerine ulaşamayacak kadar bir uzaklık bilgisi peşinde koşacaklar. Püskürecek lavlardan kurtuluşu fiziksel bir geri çekilişte görecekler, kül yağmurlarından korunmak için şemsiyelerine yaslanacaklar.

Yanardağ bir intikam peşinde değil, bunu anlamayacaklar. Bilinci yitiklerin yüzsüzlüğünü yüzlerine vurmaktan öte bir amacı olmayacak patlayışı yanardağın. Bu vakar karşısında hiçbir duygu doğmayacak içlerinde. Ve ben ağlamakla yetineceğim. Kuşlar için, gözleri açılmamış kedi yavruları için, yeni tomurcuklanmış bir gül için. Küle bulanacağım. Bir şemsiyenin altına koşmayacağım. Küle o utancı yaşatmayacağım. Belki kalbim yeniden aydınlanır, yeniden merhameti, acımayı, insafı öğrenir. Belki uyanışımı tam kılar uyanan yanardağların püskürttüğü kül.

Kadit bir köpek başladı havlamaya. Henüz ikinci havlayışı. Kulakları tetikte uyuyan yanardağların. Ben görüyorum kulaklarını. Gözlerim görülmeyen şeyleri görmede gittikçe ustalaştı. Ustalaşıyor. Daha da ustalaşacak. Tıpkı kararmış kalbimin yavaş yavaş yeniden ağarması gibi. Kalbim tam ağarınca, karalığı gittikçe duyarlılığım daha bir artacak.

Görüyorum bunu. Seziyorum. O kadit köpeğin üçüncü havlayışından önce uyanacağım gibi. Bilincimin üzerine örtülen perde çekiliyor. Çekilecek. Ve ben seslerini duyacağım canhıraş feryat eden canlıların, cansızların sesini. Uyanacak yanardağlardan önce ben uyanacağım. Silkineceğim. Sıyrılacağım arasından bilinci yitiklerin. Kendim için olmayacak sızlanmalarım. Kendim için bir yerlere yetişmek için olmayacak hiçbir hamlem. Bunu olanca çıplaklığıyla görüyorum.

Tavsıyor içimdeki karanlık. Aydınlık sarıyor yüreğimi. Kalbim başkası için çarpmayı öğreniyor yeniden. Yağmadan geri duruşu beceriyorum acemilik çekmeden. Ölçüp biçmeye kurban etmeyeceğim artık insafı, merhameti, acımayı. Yeniden öğreneceğim, seziyorum bunu. Umutlanıyorum. Mutluluğun ayak seslerini duyuyorum. Umudun ayak sesleri hiç kesilmedi içimden.

Silkinip kalkacağım. Biraz soluklanıp kalkacağım. Tamam, yorgunum. Bilinçsizlik vurgunuyla pek bir yorgunum. O yorgunluğu omuzlarımdan atar atmaz kalkacağım ayağa. Duyacağım tüm sesleri. Hiçbir sese sırt dönmeyeceğim, kulak tıkamayacağım. Gözleri açılmamış yavru kedilerin, yuvası bozulmuş, kanadı kırılmış kuşların hamisi olmayı öğreneceğim yeniden. Umutluyum. Mutluyum!

Cemal Çalık, 08.10.2021, Konuk Yazar, Sonsuz Ark, Siyasi Hatıralar, Kafa Koçanıma Göre

Cemal Çalık Yayınları

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s