TERÖR DOSYASI //// Lafarge : Fransa-PKK-DEAŞ üçgeni


Lafarge : Fransa-PKK-DEAŞ üçgeni

Yarım milyon belge, 2 yıl boyunca titizlikle tarandı. Fransız istihbarat kurumlarının, şirketler üzerinden terör örgütleriyle kurduğu kirli ilişkiler anlatıldı. The Factory ikinci bölümüyle izleyiciyle buluştu.

Fransız Lafarge şirketinin, terörü nasıl finanse ettiği TRT tarafından hazırlanan The Factory belgeselinde ortaya konuldu.

The Factory belgeselinin ikinci bölümü TRT World, TRT Haber ve TRT Arapça ekranlarından yayınlandı.

Yarım milyon belge tarandı

Belgeselde, Lafarge firmasının terör örgütlerine yönelik finansmanı dönemin Fransız yetkililerinin tanıklıklarıyla anlatıldı.

"Suriye’de 2012-2016 yılları arasında terör örgütleri nasıl finanse edildi, silah almaları için desteği kim sağladı?" gibi soruların yanıtları için yarım milyon belge tarandı.

Bölüm 2: DEAŞ, PKK, DEAŞ’ın intikamı

2014 yazı, dünya DEAŞ’ın hızlı büyümesiyle ve gaddarlığıyla sarsılıyor.

Lafarge, DEAŞ ve PKK’yla yeni bir anlaşma yaptı. Anlaşma masasında iki terör örgütünün de sözde üst düzey temsilcileri bulunuyordu. Anlaşmaya göre, Lafarge, PKK ve DEAŞ terör örgütlerini finanse edecek ve böylece Suriye’deki fabrikası açık kalacaktı. Anlaşma sayesinde iki terör örgütü de satılan her ton çimentodan pay aldı.

DEAŞ’ın cebi bu sayede para doluyordu.

Fransa devleti olayı ört bas etti.

Emmanuel Macron etiketli bilgilendirme metni

2014 yazında, Ürdün’deki Fransa Büyükelçiliği, hükümetini şöyle bilgilendirdi:

"Lafarge sahadaki aktörlerle, yani PKK’nın Suriye kolu ve DEAŞ’la doğrudan görüşmüyor. Bağlantı, Lafarge’ın adı karışmadan yerel dağıtıcılar aracılığıyla kuruluyor."

Bu mesaja etiketlenen kişilerden biri, Fransa’da dönemin Ekonomi Bakanı, bugünün Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron.

"Lafarge, DEAŞ terör örgütünün finansmanına katkı sundu"

Dönemin Maliye Bakanı durumdan haberdardı. Maliye Bakanlığı’nın yasal postasına erişilirken postada şu ifadeler yer alıyordu.

"Lafarge, DEAŞ terör örgütünün finansmanına katkı sundu. Ürdün ve Türkiye’deki diplomatik misyonlarımızdan gelen belge ve resmi yazışmalarımız, AB yaptırımlarının delindiğine işaret ediyor."

Ne AB ne de Fransa bu belgeye rağmen Lafarge’ı sorgulamadı.

TRT World Fransız istihbaratının DEAŞ ve PKK’yla derin ilişkilerini belgeledi

DEAŞ-PKK mücadelesi başladı

DEAŞ, fabrikayı PKK’yla paylaşmak istemedi ve anlaşmadan çekildi.

Suriye savaşının arkasında yeni bir sayfa açılırken, DEAŞ ve PKK arasında Lafarge mücadelesi başladı.

PKK’nın Suriye kolu, DEAŞ’ı Kuzey Suriye’den sürmek için kanlı bir savaşa girişmişti. Elbette arkasındaki en önemli neden Lafarge fabrikasını kontrol etme mücadelesiydi.

İşçiler kaderlerine terk edildi

Fabrika personellerinden, fabrikadaki tünellere; yiyecek, yatak, su ve şeker depolamaları istendi. Lafarge, Suriye’deki çalışanlarını kaderlerine tek etmişti.

Teröristler fabrikanın kapısındaydı. Fabrika çalışanları tünellere kapatıldı ve şirket, işçilerin birbirini ezmelerine göz yumdu.

DEAŞ fabrikayı ele geçirirken, işçilerden yanlarına hiçbir şey alamadan orayı terk etmeleri istendi.

DEAŞ’ın üssü, büyük gelir kaynağı

Lafarge fabrikası, DEAŞ için artık önemli bir üs olmanın yanı sıra büyük bir de gelir kaynağıydı.

Çimento stokuna da el koyan DEAŞ, azımsanmayacak miktarda çimentoyu sattı.

DEAŞ, Lafarge’ın çimentoları sayesinde tüneller oluşturdu ve bu sayede koalisyon bombardımanlara aldırış etmeden özgürce hareket edip saklandı.

Fransa’nın kapılar ardındaki yüzü

Lafarge, DEAŞ’ın fabrikadaki depolara girişini uzaktan engelleyebilirdi ancak bunu yapmadı.

Fransa; Suriye ve Irak’ta DEAŞ’la savaşan koalisyonun parçası olmuştu. Ama kapılar ardındaki gerçek öyle değildi. Fransa arkadan dolaşıp müttefiklerini aldatıyordu.

Fransa istihbaratınca hazırlanmış bir raporda; Lafarge fabrikasında arta kalan çimentolar DEAŞ tarafından çoktan 6,5 milyon ABD dolarına satıldığı ve kalanının da 5 milyon dolara satılması için pazarlık yapılması konusunda Paris yönetimi bilgilendiriliyordu.

Fransa’daki herkes DEAŞ’ın çimento karını biliyordu

Fransa askeri istihbaratına ait bir belgede de, Suriye’deki Lafarge tesisinin sökümünün devam ettiği, DEAŞ ve işe dahil olan iş adamlarına maddi çıkar sağlandığı ifade ediliyordu.

Fransa devleti, istihbaratı, yöneticileri… Hepsi, DEAŞ’ın Lafarge’ın tesiste kalan çimentosundan 11,5 milyon ABD doları kar ettiğini biliyordu.

DEAŞ fabrikayı kalkan olarak kullandı

TRT World’ün ulaştığı bir belgede de yer alan ifadeler şu şekilde:

"DEAŞ, fabrikanın koalisyon bombardımanına maruz kalmayacağı düşüncesiyle, karşı saldırı başlatmak için YPG güçlerini Kobani’ye çekmeyi planlıyor."

Fabrikayı kalkan olarak kullanan DEAŞ’ın bu planı gerçekleşti.

Kilit isim Firas Tlass: Sizinle bu konuda konuşmak istemiyorum

Fransa görünüşte terörle savaşta son derece kararlıydı. Ama kapalı kapılar ardında Paris, Lafarge fabrikasını korumak için bir o kadar da acımasızdı.

"Lafarge çok büyük bir hata yaptı ve DEAŞ’la diyalog sürecini başlattı" diyen Suriyeli Firas Tlass, "Fransa istihbaratı da Suriye’de Lafarge’ın yanındaydı bu doğru mu?" sorusuna "Elbette, elbette. Bu çok hassas bir mesele ve kötü bir konuma düşmemek için sizinle bu konuda konuşmak istemiyorum." yanıtını verdi.

Lafarge, Fransız casus örgütleri için bir paravandı

Sızan yüzlerce e-posta, rapor ve diplomatik belge de şüpheye yer vermeyecek derecede açık. Suriye’deki Lafarge fabrikası, Fransız casus örgütleri için bir paravandı.

Fransa, şirketin; DEAŞ, PKK ve Suriye rejimiyle iş birliği yaptığını biliyordu.

"Teröre değil, istihbarata para verdik"

Fransa Suriye’de savaşa girdi orası kesin diyen eski Fransa Dış İstihbarat şefi, DSGE (Fransa’nın dış istihbarat teşkilatı) ithaf edilen belgeyi kabul etmemek için ısrar etti ve bir şeyler söylemekten kaçınarak, lafı eveleyip geveledi.

Şef, Fransa’nın terör örgütlerine para vermesini "Böylece Fransa istihbarat sağlamış oldu, yani biz istihbarata para verdik." sözleriyle savundu.

Fransa’nın siyasi çelişkileri

Fransa istihbaratlarına ait 2014 Aralık ayına gizli raporda: Lafarge’ın aracısı Amro Taleb, DEAŞ temsilcisiyle görüşüp, fabrikayı yeniden açmak için şartları konuştu.

Analistlere göre bu kişi, DEAŞ’ın Batılı ülkelere olan saldırı planlarından haberdardı.

9 Şubat 2015…

Fransız istihbarat raporuna göre, DEAŞ hem fabrikadan hem de Kobani’den çekildi. Lafarge ise, PKK koruması altında çok yakında fabrikayı yeniden açmayı planlıyor.

12 Nisan 2015’te PKK, Lafarge’ın çimento tesisini ele geçirdi.

Batı’nın temel müttefiki: YPG

Fabrika bundan sonra PKK’yla anlaşma yaptı.

PKK terör örgütü, YPG adıyla yeniden piyasaya çıktı. Batı’nın DEAŞ’la savaşında temel müttefik seçildi.

DEAŞ’tan intikam planı

13 Kasım 2015…

Fransa tarihinin en korkunç terör saldırısı gerçekleşti. Her şey Stad de France’ın dışındaki bir patlamayla başladı. 6 aşamalı saldırıların başlangıcıydı…

Saatler 21.40’ı gösteriyordu, Bataclan konser salonunda gecenin en kanlı saldırısı gerçekleşti.

Paris’in kabus gecesinin 6’ncı yılı

Çok sayıda bar ve restorandan da peş peşe saldırı haberleri geldi. 130 kişi öldü, 400’den fazla kişi yaralandı.

Saldırıları terör örgütü DEAŞ üstlendi.

Saldırılar ve Lafarge bağlantısı: DEAŞ temsilcisi

Lafarge ile Paris saldırıları arasındaki bağlantıdaki adam DEAŞ’ın temsilcisiydi. Lafarge ile fabrikanın yeniden açılmasını görüşmüştü.

Polis, askeri istihbarat, servisler Lafarge’ın devam etmesini çok faydalı buldu. Bu yüzden Lafarge’a "durman gerek" demediler.

Terör saldırılarında ölenlerin aileleri, "Oğlumu, evladımı, yakınımı öldüren kalaşnikof Lafarge’ın parasıyla alındı." diyebilir.

Lafarge Le Monde manşetinde

Soruşturma Komisyonu DEAŞ’ın finans kaynaklarını araştırırken, Le Monde gazetesi baş sayfasında, Lafarge olayıyla ilgili bir makale yayınladı.

Makale dolaylı olarak Lafarge’ı DEAŞ’ı finanse etmekle suçluyordu. Bu olay ilk kez Fransa’da manşetlere taşındı.

Parlamento raporu: Lafarge-DEAŞ ilişkisine dair bir şey yok

Fransız Parlamentosunun gündemine bu konuda yansımıştı ancak Parlamentonun raporunda, Lafarge’ın doğrudan ya da dolaylı hatta pasif olarak bile DEAŞ’ın finansmanına destek sağladığına ilişkin bir şey yok denildi.

Fransa istihbaratı, Lafarge’dan son vermesini istemedi

TRT’ye sızdırılan gizli bir belgede şu ifadeler yer alıyor:

"2013’ten itibaren Fransa casusluk kurumları; Lafarge, DEAŞ, El Kaide’nin Suriye kolları arasındaki anlaşmalar konusunda düzenli olarak bilgilendirildi. Fransa istihbarat servisleri Lafarge’ı tesisin çevresinde işlenen insanlık suçlarına karşı uyarmadı ve buna son vermesini de istemedi."

Lafarge çimentosunun dağıtılması için verilen DEAŞ damgalı ruhsat:

En nihai delil

Lafaerge’ın Suriye’deki suçlarına Fransız devletinin dahil olduğunnun en nihai delili belki de; kod adı AM 02 olan Fransız casusunun mahkeme ifadesinde yer alıyor:

"2012-2014 arasında bana bilgi aktardıklarında, ‘Bunu nasıl yaptınız?’ diye sorduğumda, ‘Kurduğumuz bağlantı ağı sayesinde" dediler. 2014’te fabrikaya saldırıldığında çimento kamyonetlerinin silahlı grupların işine yaradığını söylediler. Ama yine söylüyorum ben sadece bilgi aktarıyordum."

Fransa İçişleri Bakanlığına ait e-postayı da kullanan kişi olan AM 02, Lafarge’ın güvenlik müdüründen DEAŞ’a temin edilen çimento miktarı hakkında daha fazla ayrıntı talep ediyor.

"Lafarge’ın Suriye’de bulunmasından faydalandık"

AM 02 kod adlı Fransız istihbarat subayı duruşma sonunda itiraf ediyor.

"Tamamen fırsatçı bir şekilde çalıştık ve Lafarge’ın Suriye’de bulunmasından faydalandık."

Eylül 2016’da Lafarge’ın saklanacak yeri kalmamıştı. Fransa hükümeti harekete geçmek zorundaydı.

DEAŞ’a Fransa’ya saldırması için ekstra bir fırsat verilmiş miydi?

2016’da iki STK, Suriyeli işçileri istismar ettiği gerekçesiyle Lafarge hakkında suç duyurusunda bulundu. Paris Cumhuriyet Savcılığı Haziran 2017’de Lafarge’a soruşturma başlattı.

Mahkeme 2019 Kasım’da; terörist girişimleri finanse etmek, AB ambargosunu delmek ve insan hayatını tehlikeye atmak suçlarıyla, Lafarge ve 9 yöneticisi hakkında dava açılmasını onayladı.

Fransa’da mahkeme, Fransız istihbaratının Lafarge’ı bu suçlara karşı uyarmadığı ve bilgilendirmediği, dolayısıylada şirketin suçlardan haberdar olmadığı gerekçesiyle iş birlikçi sayılamayacağına karar verdi.

Lafarge her şeyi biliyordu…

2019 sonunda Paris Yargıtayı, davayı başlatan STK’ların müştekini sıfatını reddetti. Bu kararla STK’lar dosyalara erişim hakkını ve mahkemelerde Lafarge’a karşı müdahil olma şansını kaybetti.

Firas Tlass ve Amro Taleb hakkında tutuklama emri çıkarıldı. Firas Tlass henüz Fransa’da yargı karşısına çıkmadı ve Dubai’ye yerleşti.

Dava açılacak mı, kimler yargılanacak? Her şey belirsiz

Amro Taleb, mahkemede bir duruşmaya çıktı. Ancak hakkındaki ciddi iddialar, Fransa’dan ayrılmasına engel olamadı…

Bu belgeler Fransa heyetlerinin de elinde bulunuyor. Fransız mahkemeler henüz dava açılıp açılmayacağına da karar veremedi. Kim yargılanacak, yargılanmayacak belli de değil.

Davanın senelerce de açılmayacağı düşünülüyor.

Lafarge artık yok.

Holcim’le birleştikten sonra şirket merkezini İsviçre’ye taşıdı.

Grup, Nisan 2021’de Lafarge adını şirket adından çıkarmaya karar verdi.

Lafarge’ın Eylül 2021’de insanlığa karşı suç işlemeye iştirak suçlamasını düşürmek için yaptığı başvuru reddedildi.

Fransa Yüksek Mahkemesi, emsalsiz bir karara imza atarak, önceki kararı bozdu ve tekrar incelenmesine karar verdi.

Mahkemenin Lafarge grup için verdiği terörizmi finansmanı ithamı hala geçerli.

Lafarge bir savaşı kaybetti ama diğerini kazandı. Yargıtay STK’ların müşteki sayılamayacağı kararını onadı ve dosyalara erişimlerini engelledi.

Son birkaç yılda Lafarge’ın birçok Suriyeli işçisine ve DEAŞ kurbanları derneklerine destek sağlayan STK’lar, bu kararla adalete başvuru şansını kaybetti.

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s