SİBER İSTİHBARAT DOSYASI /// İran’dan siber espiyonaj hamlesi: Türkiye öneminin farkında mı ????


İran’dan siber espiyonaj hamlesi: Türkiye öneminin farkında mı ????

31 Aralık 2021

Öznur Yılmaz yazdı…

İstihbarat; geçmişte farklı bir oyun, günümüzde ise yepyeni bir oyun.

Oyunun adı: Siber espiyonaj-küresel casusluk…

*

Tahran merkezli güvenlik firması Amnpardaz’ın ayakta alkışlanacak başarısı…

ABD’li Hewlet Packard (HP) firmasının yerleşik sunucularında İLO’da gizlenen ve ‘İLOBleed’ adı da verilen, siber dünyasının bilinen en korkunç casusunu ‘Rootkit’i yakalamayı başardığını açıkladı.

Siber suçlular tarafından hedef bilgisayar veya ağ üzerinden kontrolü ele geçirmek için kullanılan kötü amaçlı yazılım türü “Rootkit, yazılımdaki veya bir işletim sisteminin güvenlik açıklarını kullanarak bilgisayarınıza kolayca sızabilir.

Yakalanması ise -İran sayesinde- artık mucize değil…

İLO KARTLARI VE ROOTKİT NEDİR

İLO kartları, uzak bilgisayar yönetimi ve dağıtımın otomatikleştirilmesi için kullanılan en başarılı ürünlerden biri.

Bu kartlar; sistem yöneticilerinin sistem kapalıyken bile uzak sistemlere bağlanmasını ve ürün yazılımı, güvenlik güncellemesini, yükleme veya hatalı sistemleri yeniden yükleme gibi işlemleri uzak mesafeden başarı ile gerçekleştirebiliyor.

Ancak bu faydalı kartlar teknolojinin sadece avantajları ile donatılmamış.

Dezavantajları, kartların içine yerleştirilen/güvenlik açıklarından sızan “Rootkit” casus yazılımlar…

Tüm güvenlik duvarlarını yıkılması ve bilgilerin sızdırılmasına tehlikesi ile karşı karşıya kalınabilir. Kartın kullanıldığı tüm bilgisayar ve veya ağ sunucularına benzer risk altında olabilir.

-Bilgi hızı, veri güvenliği sağlayacağız derken evdeki bulgurdan olma hali…-

*

İran’da yakalanan Rootkit’in bilgisayar sistemine nasıl sokulduğu gizemini koruyor.

Amnpardaz güvenlik firmasının başarısı ise çok konuşuluyor.

Nedeni; İLO kartlarına sızmış Rootkit’leri tespit edebilen yazılım oldukça az…

İRAN’IN SİBER ESPİYONAJDA OLAĞANÜSTÜ BAŞARISI

İstihbarat Teşkilatlarının mukaddes sırrı, casuslarıdır.

Amaç, karşı taraftan haber almak dense de -gizli saklı- bilgi aşırmaktır.

Bir casusun en talihsiz olduğu an ise kimliğinin deşifre olmasıdır.

Karşı taraf gözünün yaşına bakmaz.

Deşifre olan casusu derhal kendi lehine kullanır.

Ya da casusu -ruhu duymadan- yanıltır.

*

İran’ın günümüzün casusu -siber espiyonaj- Rootkit’i yakalamakla kalmadı bu teknolojiye sahip olduğunu dünyaya ilan etti.

Siber alemde Batı medeniyetinin istediği yöne at koşturduğu dönem bitmişti.

Hatta siber alemde teknolojik hıza yetişemeyenler için “oynamayı bilmeyenlere yerim dar dönemi” başladı.

*

Siber casusu yakalamayı başaran aynı casusla siber alemi vurmayı da başarır.

-Geçmişten gelen kimliği deşifre olan casus mantığı ile…-

İran’ın “Rootkit”i yakaladığını gizlememesi yoksa hedef bir ülkenin siber sistemine rahatlıkla ‘rootkit “yükleyecek teknolojiye sahip olduğunu mu göstermekti?

Asimetrik savaşlarda her şey mubahtı.

-Hint- Pasifik Okyanusu dünyanın şiraze hattıydı. Küresel jeopolitik kaderin merkez ekseninde dünya devletlerinin sahip oldukları teknolojileri gösterme yarışında günümüzde cereyan eden tatbikatların tek bir amacı var.

“Dosta güven düşmana korku salmak!”

*

MI6 İngiliz Gizli Servis Teşkilatı Başkanı Richard Moore’un -yakın zamanda- üst üste benzer açıklamalarını bir kez daha hatırlayalım.

“Soğuk Savaş sonrası başta ABD olmak üzere gelişmiş birçok ülke insana dayalı istihbaratı (HUMINT) azaltılarak elektronik ve sinyal istihbaratına ağırlık verdi.

Ancak dijital saldırı alanı katlanarak büyüdü.

Tehlikeye karşı gelebilmeleri için en önemli silahlarının teknoloji değil insana dayalı istihbarat olduğu… “

-İtiraf gibi açıklamaları ile Moore, kafasını -adeta- taşa vuracak gibiydi.-

“Başka bir ülkenin toplumumuz hakkında kritik verilere erişmesine izin verirseniz bu veriler üzerinden artık kontrolünüz olmayacaktır.”

-Kimse sormadı. Hayırdır Moore! Yoksa verilerinize ulaşan mı oldu? –

– ‘Şeffaflık’ adı altındaki açıklamalar Bush ile Blair’i hatırlattı. Irak Savaşı öncesi -kameralar önünde- kamuoyu desteği alma yarışına girmişlerdi! –

Yoksa Moore ‘dörtlü tehdit’ diye sıraladığı, teknolojik gelişmelerde çağı yakalayan ve koşar adım ilerleyen ülkelere hadlerini bildirmek için -olası bir müdahale için- kamuoyu desteği almaya mı uğraşıyordu?

MI6 SIRALADIĞI DÖRTLÜ TEHDİT

Rusya, Çin, İran uluslararası terörizmden kaynaklanan tehditler…

Görünen o ki, inovasyon bilgi dönüşüm çağında savaşların yeri de değişti.

Siber alemdeki savaşlara İran gibi devletler de çoktan dahil olmuştu…

***

Siber espiyonaj sadece İran’ın açıklamaları ile gündemde değil.

Elon Musk’ın uzay silahı Starlink Uyduları , Çin’in uzay istasyonuna çarpma tehlikesiyle karşı Çin tarafından yeri değiştirdi. Çin, ABD’yi BM’ye şikâyet etti.

*

ABD, bugüne kadar yapılan en büyük en güçlü gözlem aracı James Webb Uzay Teleskopunu fırlattı.

GELİYOR GELMEKTE OLAN…

Bu gelişmeler ışığında ülkemizdeki durum;

Gökyüzüne art arda atılan Starlink uydularını görüp yıldız kayması zanneden, altında dilek tutan vatandaş!

Millî ve yerli yazılımların korunmasının önemini acaba kavrayabilir mi?

Sevgi ve bilgiyle…

Öznur Yılmaz

Odatv.com

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s