FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI /// NEDİM ŞENER : Orta Asya’daki CIA virüsü FETÖ (1) (2)


Orta Asya’daki CIA virüsü FETÖ (1)

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma’nın Kırım Milletvekili Ruslan Balbek, RIA Novosti ajansına, Kazakistan’daki ayaklanmaları değerlendirirken şunları söyledi:

IŞİD’in elleri Kazakistan toprakları üzerinde ayaklanmalar örgütlemede görünür, vahşice öldürmeler ve saçma talepler onların tarzıdır. Ama darbenin organizatörü Fetullah Gülen’in eğitim kurumlarında Türkiye’de eğitim gören Kazaklar Ankara’da, karargâhda oturur.

Kazakistan laik bir ülke ve halkı yanıltıcı radikal doktrinlerle aldatmak mümkün değil, ancak devleti yener ve Orman Yasası’nı bu enkazın üzerine yerleştirirseniz IŞİD en iyi durumdadır.”

“Astana bugün yabancı eğitim kurumlarına öğrenci göndermesinin meyvelerini alıyor. Başlarına Gülen ve onlar gibi olanlardan ideolojik bir virüs kaptılar. Ayrıca Kazakistan radikaller için ilginç ve Rus Müslüman Cumhuriyetleri bir sıçrama tahtası.”

İSTİHBARATÇI PUTİN, CIA VİRÜSÜ FETÖ’YE KARŞI

Ruslar, topraklarında ve bölgede Fetullahçı Terör Örgütü tehlikesini erken teşhis eden ülkelerdendir.

1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla, 1992-1994 yılları arasında FETÖ, Amerika’nın ezeli düşmanı Rusya ve Rusya’nın etki alanı Orta Asya’ya yerleşti ve operasyon aracı olarak harekete geçirildi. Rusya yanında art arda bağımsızlıklarını ilan eden Türk Cumhuriyetleri Azerbaycan, Kırgızistan, Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan ve Tacikistan ile Moğolistan’da hızlıca okullar açtı. Örgütün Orta Asya faaliyetlerinin genişlemesinde, yıllar sonra FETÖ elebaşının ABD’de kalıcı vize almasında rolü olan eski CIA elemanı Graham Fuller, CIA Ortadoğu Masası şefi ve ABD’nin Ankara Büyükelçisi Marc Grosman ile eski MİT görevlisi olan FETÖ ve CIA bağlantılı Enver Altaylı’nın rolü de önemliydi.

Sovyetler döneminde KGB olan ismi FSB olarak değiştirilen Rus istihbaratı, 90’ların sonuna doğru sayıları hızla artan FETÖ okullarında çalışan yabancı öğretmenlerin CIA elemanları olduğunu tespit etti.

1999 yılında Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’a yönelik suikast girişiminin arkasında rol alan kişilerin, ülkedeki FETÖ okullarında öğretmenlik yapan CIA bağlantılı kişiler olduğunun ortaya çıkması dönüm noktası oldu.

ÖZBEKİSTAN’DA, KERİMOV’A SUİKASTTA FETÖ PARMAĞI

ABD’nin kırmızı ve yeşil pasaportunu taşıyan siyasi statüye sahip “ABD Dostluk Köprüsü” adlı bir yapılanma adıyla Özbekistan’a getirilen 70 kişi tespit edildi.

Kerimov, suikast girişimi sonrası tüm öğretmenleri sınır dışı etti, 2000 yılında da 16 okulun tamamını kapattı.

1990’lı yıllar boyunca Rusya’nın yaşadığı, siyasi, sosyal, ekonomik ve askeri çöküş, 2000 yılında eski bir KGB elemanı olan Putin’in Devlet Başkanı seçilmesiyle durdu.

Rusya, rakibi ABD’nin istihbarat aracı olan “Fetullahçıları” yakın takibe aldı. 2003 yılından itibaren ülkedeki tüm okulları mahkeme kararıyla kapatıldı. Öğretmenler sınır dışı edildi, 2008 yılında ise eğitim dışında kalan, iş dünyası, STK dahil ideolojisi de yasaklandı.

FETÖ, ABD TARAFINDAN KULLANILIYOR VE KORUNUYOR

Rusya, Türkiye’de bir kesimin yıllarca “Cemaat”, “Hareket”, bir kesimin “F Tipi yapılanma” “Fetullahçılar” dediği 15 Temmuz 2016’dan sonra da Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) diye adlandırılan yapılanmanın Amerika Birleşik Devletleri, istihbarat örgütleri, Adalet Bakanlığı gibi devlet kurumları tarafından desteklenen, kullanılan ve korunan bir istihbarat ve operasyon aracı olduğunu ilk gören ve tedbir alan ülkedir.

2016 yılında FETÖ’cü bir Emniyet mensubu tarafından Ankara’da Büyükelçi Karlov’un öldürülmesinden sonra Rusya, FETÖ’nün faaliyetlerini daha yakından takip ediyor.

O yüzden Ruslan Balbek’in Kazakistan konusundaki sözlerini bölgedeki tüm ülkeler açısından dikkate almak gerekiyor.

FETÖ’NÜN ‘ALAMUT KALESİ’ KIRGIZİSTAN

Yalnızca Kazakistan değil, 2020 yılında Kırgızistan’daki ayaklanmada da FETÖ’nün rolü ortaya çıkmış, yönetim değişmiş, Milli Eğitim Bakanlığı’na da FETÖ mensubu Almazek Beisenaliev atanmıştı. 2021 yılındaki seçimlerde Sadır Caparov, ülkesindeki FETÖ yani Amerika tehlikesini en iyi bilen kişilerden.

Sivil ve askeri bürokrasi yanında iş dünyası, STK’larda da büyük etkiye sahip FETÖ yapılanması; şimdi hakkında FETÖ soruşturması yürütülen eski Cumhurbaşkanı Atambayev tarafından bizzat korunuyordu.

Bu nedenle Kırgızistan, benim “FETÖ’nün Alamut Kalesi” dediğim ve kendisini en güvende hissettiği yerdi.

VİRÜS İLE HÂLÂ ETKİLİ MÜCADELE YOK

Ancak, milliyetçi Caparov Cumhurbaşkanı seçildikten kısa süre sonra, FETÖ’nün Kırgızistan’da yaşayan Orta Asya imamı Orhan İnandı, Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından Türkiye’ye getirildi. İnandı, 15 Temmuz’dan bu yana 32 ülkeden getirilen 142 FETÖ mensubu arasında en önemli isimdi.

Kırgızistan’ın ardından Kazakistan’daki olaylarda rolü ortaya konulan FETÖ, ABD istihbaratı CIA’ın bölgeye yaydığı bir virüs olarak tehlike oluşturmaya devam ediyor. Bunda bölge ülkelerinin Türkiye’nin tüm uyarılarına rağmen hâlâ FETÖ’ye karşı etkili bir mücadele yürütmemesinden kaynaklanıyor. Bunu da bir sonraki yazımda anlatacağım.

Orta Asya’da CIA virüsü : FETÖ (2)

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın operasyonuyla Kırgızistan’dan getirilen Fetullahçı Terör Örgütü’nün Orta Asya imamı Orhan İnandı, görev alanını, “Orta Asya Mesulü yani bana bağlı ülkeler Kırgızistan, Azerbaycan, Tacikistan, Türkmenistan ve Kazakistan’dır” diye anlatmıştı.

Kırgızistan Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar dahil ne tür görüşmeler yaptığını açıklarken, açtıkları okullarda kimlerin okuduğunu şu sözlerle özetledi: “Kırgızistan Cumhurbaşkanı’nın torunları, Kırgızistan Başbakanı’nın çocukları, Kırgızistan bakanları ve milletvekillerinin çocukları, asker, polis, işadamlarının çocukları da olmak üzere her kesimin çocukları eğitim gördüler, eğitim görmektedirler… Milli Eğitim Bakanı bizim öğrencimizdi, şuan Viyana Büyükelçisi, Dubai Başkonsolosu, bir önceki Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Kırgızistan Büyükelçisi bize bağlı okulların mezunudur.”

SİYASET, BÜROKRASİ, STK, MEDYA

Bu durum yalnızca Kırgızistan değil tüm Orta Asya Türk Cumhuriyetleri için geçerlidir. Kırgızistan’daki okullarında okuyanların kimler olduğuna baktığınızda FETÖ’nün, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’ndeki ilişkilerinin nerelere kadar çıktığını görürsünüz.

Nitekim, Kırgızistan’dan sonra Kazakistan’daki ayaklanmada da bürokrasi içindeki uzantıları, STK ve medyasıyla rolü ortaya çıktığında kimse şaşırmıyor. Kırgızistan’da yönetim değişti, İnandı gibi bir isim Türkiye’ye getirildi ama FETÖ’nün yani ABD’nin istihbarat ve operasyon aracı olarak Orta Asya Cumhuriyetleri’ndeki etkinliği hâlâ azalmadı.

Türkiye’nin 15 Temmuz sonrası tüm uyarılarına rağmen Türk Cumhuriyetleri, FETÖ’nün açtığı okullardan birini dahi Türkiye’ye vermedi. Ülkelerin çoğunda, okulların hisseleri o ülke yönetimine yakın kişilerin üzerine devredildi. Kadrosu aynı olan okullar faaliyetlerine devam etti. Kırgızistan ve Azerbaycan ise, ek olarak Türkiye Cumhuriyeti’ne de okul açma izni verdi. FETÖ’nün, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’ndeki faaliyetlerini bir kez daha hatırlatayım.

AZERBAYCAN

Azerbaycan’da 1992 yılında Çağ Öğretim İşletmeleri’ne bağlı olarak eğitim faaliyetlerine başlayan FETÖ’ye ait 13 okul, 2013 yılında, ülkenin petrol şirketi SOCAR’ın bünyesine geçti ve adını Uluslararası Eğitim Merkezi olarak değiştirdi. SOCAR yönetimi 2014 Haziran’ında bu eğitim kurumunu kapattığını duyurdu. Aynı yıl, Çağ Öğretim İşletmeleri’nin ve Uluslararası Eğitim Merkezi’nin sırayla kullandığı binalarda bu kez İstek Lisesi eğitim faaliyetine başladı.

Ardından 13 okulun eğitim faaliyetleri Temmuz 2018’de durdurularak lağvedildi. Bununla birlikte Kafkas Üniversitesi adıyla faaliyet gösteren FETÖ iltisaklı yüksek eğitim kurumu kadrosundaki değişiklikler ve yeni adıyla, Bakü Mühendislik Üniversitesi olarak eğitim hayatına devam ediyor.

KIRGIZİSTAN

FETÖ, Kırgızistan’da eğitim faaliyetlerine 1992 yılında Uluslararası Sebat Eğitim Kurumları çatısı altında başladı. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ismini Sapat International Educational Institution olarak değiştiren FETÖ vakfına ait 10 ilkokul, 16 lise, 1 uluslararası okul ve 1 üniversite bulunuyor. Yönetim değişince FETÖ’nün Orta Asya İmamı Orhan İnandı Türkiye’ye getirildi. Maarif Vakfı’na ise okul açma izni verildi.

KAZAKİSTAN

1992 yılından beri Kazakistan’da faaliyet gösteren FETÖ, eğitim kurumlarını Kazak Türk Eğitim Vakfı (KATEV) çatısı altında açtı. Bu vakfa bağlı Süleyman Demirel Üniversitesi’nin de içinde olduğu 37 eğitim kurumu bulunuyordu. Okulların malvarlığı mevcut durum itibarıyla hükümet tarafından kurulmuş olan Bilim ve İnovasyon Vakfı’na devredildi. Okulların idari kadroları Kazaklardan oluşuyor. Ancak bu da bir perdeleme çünkü FETÖ’nün kadrolarının okulların yönetiminde ve eğitiminde aktif olduğu biliniyor.

ÖZBEKİSTAN

FETÖ’nün, 1999’daki darbe girişimi sırasında Devlet Başkanı İslam Kerimov’a suikast girişimi içinde bulunması nedeniyle hükümet, 2000 yılında FETÖ’nün tüm okullarını ve Zaman Özbekistan gazetesini kapatma kararı alarak tüm çalışanları sınır dışı etti. 2010 yılında da 57 işadamı FETÖ iltisaklı olması sebebiyle tutuklandı. FETÖ, ülkede okul açma çalışmalarına devam ediyor ama hükümetin bu konudaki sıkı denetimi etkili biçimde sürüyor.

TÜRKMENİSTAN

1992 yılında Başkent Eğitim Şirketi çatısı altında eğitim faaliyetlerine başlayan FETÖ’ye bağlı 14 okul ve bir üniversite bulunuyordu. Türkiye, 2015’te bu okullara el konmasını istedi. Bunun üzerine örgüt, Uluslararası Türkmen-Türk Üniversitesi’nin adını Oğuz Han Mühendislik Teknolojileri Üniversitesi olarak değiştirdi. FETÖ’nün, okulların yönetiminde ve eğitiminde kısıtlı da olsa özellikle mezunları üzerinden etkili olduğu biliniyor.

TACİKİSTAN

FETÖ, Tacikistan’da 1992 yılından itibaren faaliyetlerine Şelale Eğitim Kurumları çatısı altında Tacik-Türk Lisesi ismini taşıyan okullarla başladı. Altısı başkent Duşanbe’de, dördü ise diğer şehirlerde bulunan okulların, Tacikistan Cumhurbaşkanı Imamali Rahman’ın Şelale Eğitim Kurumları’na bağlı okulların isimlerinin değiştirilmesi ve devlete devrine ilişkin kararı 2015 yılında imzalaması ile isimleri Üstün Yetenekli Çocuklar Lisesi olarak değiştirilerek, devlet lisesi haline getirildi. Son kalan birkaç okul ise 15 Temmuz sonrası kapatıldı. Ancak okulların ana finans kaynağı durumundaki Şelale şirketi Tacik şirket olarak faaliyetini sürdürüyor.

MOĞOLİSTAN

Empathy Yurtunts şirketi adı altında 1994’te eğitim faaliyetlerine başlayan FETÖ’nün Moğolistan’da Empathy Schools isimli 5 okulu bulunuyor. Okulların Türkiye’ye devrine ilişkin görüşmeler devam ediyor. Devir protokolü, Moğol tarafına iletilmesine rağmen henüz bir sonuç alınamadı. FETÖ, okulların devrini engellemek için okulların bağlı bulunduğu şirketi bir “Alman” şirketine devretti.

Sonuç: Görüldüğü gibi tabloda çok fazla değişen bir şey yok. CIA’nın virüsü FETÖ, bu ülkelerde bizzat yönetimler tarafından yaşatılıyor. Türkiye uyarıyor ama onların gözü açılması için ihaneti yaşamaları gerekiyor. Bakalım, FETÖ ihanet hançerini Kırgızistan ve Kazakistan’dan sonra kime saplayacak?

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s