ANALİZ /// Armağan Kuloğlu : GÜÇ MÜCADELESİNDE TANSİYON DÜŞMÜYOR


E-POSTA : oakuloglu

Yeniçağ Gazetesi, 11 Şubat 2022

Armağan Kuloğlu : GÜÇ MÜCADELESİNDE TANSİYON DÜŞMÜYOR

Ukrayna’da devam eden gerginlik, Rusya-Ukrayna arasında görünse de, asıl sorunun küresel güçler arasında olduğunu anlamak için kâhin olmaya gerek yok. Sorunun ABD-Rusya arasında olduğu bir gerçek.

ABD, küresel hâkimiyet için Çin’i çevrelemek, Rusya’yı da kuşatarak sıkıştırmak istemekte, bunu da NATO’yu kullanarak yapmaya çalışmaktadır. Rusya ise bu duruma düşmemeyi ve kendi etki alanı olarak gördüğü coğrafyada kontrolü sağlamayı hedeflemekte, gereken yer ve zamanda Çin’le işbirliği yapmaktadır.

ABD-Rusya görüşmesinden bir sonuç çıkmadı

Toplantılarda Rusya, NATO’nun genişlememesi, sınırlarına yakın yerlerde ülke içindeki hedefleri vurabilecek silahların konuşlandırılmaması, NATO’nun genişleme politikası çerçevesinde 1997’den sonra Doğu Avrupa ülkelerine yerleştirilen silah ve askeri tesislerin geri çekilmesi garantilerini talep etmiştir.

ABD de, NATO’nun genişleme politikasının engellenmesinin kabul edilemeyeceğini, kendisiyle çalışmak isteyen ülkelerle de işbirliği yapmaktan vazgeçmeyeceklerini belirtmiştir.

Tavırlarını zaten önceden belli eden taraflar, tansiyonu düşürmek için yapılan görüşmelerde, hassasiyet gösterdikleri hususlarda herhangi bir esneme yapmamışlar, dolayısıyla da bir sonuca varamamışlardır.

ABD’nin politikası, Rusya’yla Çin’i yakınlaştırdı

ABD’nin Rusya ve Çin’i hedef tahtasına koyması, onları birbirine yakınlaştırmış ve ABD tehdidine karşı ortak hareket etmelerine sebep olmuştur. Pekin Olimpiyatları açılışında iki ülke lideri “Yeni bir döneme giren uluslararası ilişkiler ve sürdürülebilir küresel kalkınma hakkında Rusya Federasyonu’nun ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin ortak bildirisi” başlıklı “Yenidünya Düzeni” olarak anlamlandırılabilecek tarihi nitelikte bir bildiriye imza atmışlardır.

Rusya ve Çin, NATO’nun genişlemesine karşı olduklarını açıklamışlar ve işbirliklerinin uzayda da devam edeceğini belirtmişler, ABD karşısında yeni bir ittifaka/bloklaşmaya gitmişlerdir.

Bu durum, Soğuk Savaş dönemindeki iki kutuplu, sonrasında oluşan tek kutuplu dünya düzeninden farklı görünmektedir. “İngiltere-Polonya-Ukrayna”, “Avusturalya-İngiltere-ABD(AUSKUS)” gibi yeni ittifak arayışları da bu yöndedir.

Almanya ve Fransa farklı tutumda

ABD’nin Rusya karşıtlığı, Avrupa’yı Doğu ve Batı Avrupa olarak bölmektedir.

Almanya ve Fransa, ABD’nin politikalarına tâbi olmadan farklı tutumlar içinde hareket etmekte, hatta bu ikili ABD’nin aksine, krizi önlemeye çalışmaktadır.

Almanya, Rusya’yla ticari ilişkiler içindedir. Enerji konusu önem verdiği bir alan olup, bunu Kuzey Akım-2 projesiyle daha da geliştirmeye çalışmaktadır.

Fransa ise, bu krizde etkin bir rol üslenerek AB içinde lider, NATO’da da ayrıcalıklı olmayı hedeflemektedir. Macron da bunu, yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçiminde kullanmak istemektedir. Bu kapsamda ABD, Ukrayna ve Rusya Devlet Başkanlarıyla görüşerek anlaşmalarını sağlamaya çalışmış, ancak sonuç alamamıştır.

Gerginliğin seyri

Gerginliğin asıl sebebi, özellikle ABD ve Rusya’nın güç mücadelesidir. Ukrayna hedefe ulaşmak için bir araçtır. Bu durum, küresel güç mücadelesinin, Avrupa’da çatışma alanına dönüşme şeklidir.

Rusya, NATO’yu bölgesine yaklaştırmamak için hamlelerini sürdürebilir. Gürcistan ve Kırım hamlelerinden ders çıkarılmalıdır.

Rusya’nın Donbas bölgesinde tam kontrol sağlaması, Azak denizi, dolayısıyla Karadeniz’deki etkisini arttıracağından benzer bir hamleyi burada da yapması beklenebilir. Bunu, bir işgal veya bölgedeki Luhansk ve Donetsk Özer Cumhuriyetlerini tanıyıp kendisine tabi kılarak gerçekleştirebilir.

Gerginlik sadece Ukrayna’da değil, Polonya, Baltık ülkeleri ve İngiltere-İrlanda açıklarında Atlas Okyanusu doğusunda da vardır. Rusya’nın Sırbistan’ı, ABD’nin de Hırvatistan’ı silahlandırması, krizi Batı Balkanlar bölgesine de taşımıştır.

***

Asıl sorun ABD’yle-Rusya arasında olduğundan, Türkiye’nin çözümü Rusya’yla Ukrayna arasında araması sonuç vermeyebilir. Aynı masaya oturtulması dahi mümkün olmayabilir.

Türkiye’nin buradaki girişimleri, sadece çatışmayı kendisinden uzak tutmak için tansiyonu düşürmeye yönelik olmalıdır. ABD’nin Karadeniz’i etkin kullanmak için Montrö’yü esnetme düşüncesine ve Fransa’nın Türkiye’den rol çalmaya çalışmasına dikkat edilmelidir.

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s