ANALİZ /// Armağan Kuloğlu : TÜRKİYE’DEN NE İSTENİYOR ???


Armağan Kuloğlu : TÜRKİYE’DEN NE İSTENİYOR ???

E-POSTA : oakuloglu

Yeniçağ Gazetesi 23 Mart 2022

Rusya Ukrayna savaşı devam ederken, ülkeler arasındaki diplomatik temaslar da sürmektedir. Bu kapsamda Türkiye’yi devlet başkanı, başbakan, dışişleri bakanı seviyesinde yetkililer ve NATO Genel Sekreteri ziyaret etmiştir. Savaşın sona ermesi için, içinde Türkiye’nin de bulunduğu çeşitli öneriler konuşulmuştur.

Bunlardan bir kısmı iyi niyetli olmakla birlikte, bir kısmı da savaşın devamını içeren girişimleri içermektedir.

Devam eden müzakerelerden, mevcut şartlar itibariyle bir netice alınması mümkün görülmemekte, sonuç alınabilmesi için taraflardan birinin şartları değiştirebilecek, diğerinin de bunu kabullenebilecek bir duruma/kıvama gelmesi gerekmektedir.

Türkiye’ye gelenlerin talepleri

Türkiye’yi telefonla arayan veya ziyaret eden en üst düzey yabancı veya Türk yetkililerden, Türkiye’den ne talep edildiği veya hangi isteklerin ima edildiğine ilişkin resmi veya gayrı resmi bir açıklama gelmemiştir. Ancak, yabancı medyada çıkan haber/yorumlardan, gelen ziyaretçilerin ABD’yle olan yakınlığından, Ukrayna’ya verilen desteğin şeklinden ve olayların akışından bazı sonuçlar çıkarmak mümkündür.

ABD’nin, Rusya’nın Ukrayna topraklarında her alanda zayıflamasını, uluslararası ortamda da itibar kaybetmesini düşündüğünü, bu nedenle savaşın uzamasını istediği açığa çıkmıştır. Böylece Çin’i yalnız bırakarak küresel güç olmada başat rol oynamayı hedeflediği değerlendirilmektedir.

ABD, Türkiye’nin Rusya’yla olan diyaloğundan istifadeyle Rusya’ya iletilmesini istediği bazı talep veya uyarıların Türkiye vasıtasıyla ulaştırılmasını talep veya ima etmiş, Türkiye’ye gelen diğer yetkileri de bu amaçlarla yönlendirmiş olabilir.

ABD, her ne kadar Montrö’nün mevcut durumdaki uygulamasından memnun olduğunu söylese de, Karadeniz’de etkinlik sağlamak için, Sözleşme’nin gevşetilmesine yönelik zemin oluşturma girişimlerinde bulunduğu ve Türkiye’nin yaptırımlara iştiraki de talep edilmiş olabilir.

ABD, Rusya zayıfladıktan bir müddet sonra, bunu daha da derinleştirmek için, Rusya’ya karşı ikinci bir cepheyi Türkiye üzerinden açmayı da planlamış olabilir. F-35 havucunu göstererek, bir türlü başaramadığı konu olan S-400’lerin Ukrayna’ya verilmesi için çeşitli vasıtalarla yapılan zemin yoklaması da bunun bir işareti sayılabilir. S-400’den en çok çekinen ülke Yunanistan olduğundan, onun da elini rahatlatmayı arzu etmiş olabilir.

Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın beyanlarında, müzakere konularının sıklıkla değiştiği görülmektedir. Bu değişimin sebebinin, ABD’nin savaşın seyrine ve verdiği vaatlere göre Zelensk’nin söylemlerini de yönlendirdiği anlaşılmaktadır. Luhansk ve Donetsk’in statüsü hakkında birkaç defa yapılan söylem değişikliği buna bir örnektir.

Garantörlük

Ukrayna tarafından, savaş sonunda yapılacak barış anlaşmasında ön görülecek statünün korunması için, birkaç defa Türkiye’nin de dahil olduğu “garantörlük” konusu gündeme getirilmiştir.

Garantör olunduğunda, Ukrayna’ya Rusya müdahale ederse veya Rusya Ukrayna’nın tarafsız davranıştan vazgeçtiğini gündeme getirirse, taraflardan biri garantör ülkelerden devreye girmesini isteyebilecek, bu durum da askeri güç kullanılmasını gerektirecektir. Yani Türkiye bu ülkelerden birine karşı savaşa girecektir.

Bu konu son derece tehlikeli ve sorumluluk isteyen bir husustur. Kesinlikle kaçınılmalıdır. Kıbrıs’taki garantörlükle karıştırılmamalıdır. Türkiye ateşkesi sağlayacak, barışı getirecek kolaylaştırıcı rolüne devam etmelidir.

Savaş ve müzakereler devam edecek

Ne Rusya, ne de Ukrayna taleplerinde sonuca ulaşabilecek esneme yapmamaktadır. Anlaşma için 15 madde olduğu söylense de konu, kritik altı madde üzerinde yoğunlaşmıştır.

Ukrayna’nın tarafsızlığı, NATO üyeliğinden vazgeçmesi, silahsızlanma, güvenlik garantileri, Rus tarafının “Nazilikten arınma” isteği ve Ukrayna’da Rusçanın daha yaygın kullanılması hususlarında kısmen de olsa bir anlaşma zemini oluştuğu düşünülmektedir. Ancak Donbas’ın ve Kırım’ın statüleri konularında uzlaşma belirtisi henüz yoktur.

Giriş bölümünde belirtildiği gibi taraflar henüz uzlaşma kıvamına gelemediğinden savaşın ve müzakerelerin devam etmesi beklenmektedir. Sonucun ABD ve Rusya’nın tutumuna bağlı olduğu değerlendirilmektedir.

Türkiye dengeli politikasına devam etmelidir.

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s