KKTC DOSYASI /// Hüseyin Macit YUSUF : KKTC’nin tanınmasını ABD Kongresi ve AB engelleyemez !!!!



Hüseyin Macit YUSUF : KKTC’nin tanınmasını ABD Kongresi ve AB engelleyemez !!!!

E-POSTA : hmyusuf1

26 Mayıs 2022

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in ABD ziyareti çerçevesinde Kongre’de yaptığı konuşma ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi yetkililerinin son günlerde yaptıkları açıklamalar Türk düşmanlığının, Rum-Yunan ikilisinin hak-hukuk dinlemezliğinin ve Kıbrıs’ta neden anlaşma yoluyla çözüme kavuşulamadığının en açık örnekleridir.

Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in, ABD Kongre üyelerine hitabında Kıbrıs konusunda ‘kışkırtıcı’ açıklamalarda bulunması ve ABD’li Kongre üyeleri tarafından ayakta alkışlanması beni hiç şaşırtmamıştır. Kendine Bidenopulos denmesinden onur duyduğunu defalarca açıklayan Biden’in Amerikasından ve Amerikan’ın piyonu olarak ülkesini uçuruma sürükleyen Miçotakis’ten zaten başka bir şey beklenemezdi. ABD’nin on yıllardır Türkiye ile Yunanistan arasında uyguladığı denge siyasetini uzunca bir süredir terk ettiğini ve NATO içerisinde sözde stratejik ortak olan Türkiye’ye karşı düşmanca tutum içerisinde olduğunu Türk kamuoyu ibretle ve umarım dersler çıkararak izlemektedir. Suriye’de, Irak’ta PKK teröristlerine ve bunların uzantısı olan yine terör örgütü YPG’ye destek veren ABD’nin, Türkiye’nin kendi savunması için gerekli olan S-400 füzelerini Rusya’dan satın almasını bahane ederek uygulamaya koyduğu yaptırımlar sonrası yara alan ABD-Türkiye ilişkilerindeki kötü gidişat son dönemde Yunanistan’da birbiri ardına açılan askerî üslerle doruğa ulaştı. Türkiye’yi hedefine koyan ve çepeçevre saran askerî üslerin ‘dostlukla’, ‘stratejik ortaklıkla’ açıklanması mümkün değildir.

Biden tarafından Beyaz Saray’daki resepsiyonda ağırlanan Miçotakis, sonrasında ABD Kongre üyelerine hitap etti. Yunan lider konuşmasında ABD’den Kıbrıs konusundaki müzakere sürecinde tüm nüfuzunu kullanmasını isteyerek "Hiç kimse Kıbrıs’ta iki devletli bir çözümü kabul edemez ve etmeyecek" ifadelerini kullandı. Yunan lider, Türkiye’ye suçlamalarda bulundu: "Siz değerli Kongre üyelerinden, son 48 yılda Helenizm’in bitmeyen acılarına neden olan açık yarayı unutmamanızı rica ediyorum. Kıbrıs’ın bölünmesinden bahsediyorum. Bu meselenin uluslararası hukuka göre ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararları doğrultusunda çözülmesi gerekiyor. Dün Başkan Biden’a da söylediğim gibi, Kıbrıs’ta kimse iki devletli bir çözümü asla kabul edemez." Yukarıda da vurguladığım üzere, Miçotakis’in konuşmasında belirttiklerine şaşırdık mı? Kesinlikle hayır. Miçotakis’in iki devletli çözüme karşı çıkması doğaldır. Enosis ve Megali İdea hedefindeki Rum-Yunan ikilisinin devletimiz KKTC’nin olası tanınmasından endişe duyduğu, korktuğu açıktır. KKTC Cumhurbaşkanı Tatar’ın uygulamaya koyduğu ve Türkiye’nin desteklediği egemen eşitlik temelinde iki devlete dayalı çözüm siyasetinin dünyada kanıksanmaya başlaması ve ses getirmesi neticesinde Miçotakis’in en güvendiği müttefikleri ABD’ye Türkiye ve KKTC’yi şikayet etmesine aslında sevinmemiz lazımdır. Bu Rum-Yunan ikilisinin çaresizliğini göstermektedir. Bizim yapmamız gereken bir an önce KKTC’nin tanınması için düğmeye basmaktır. Rum-Yunan ikilisinin ABD ve üyesi oldukları Avrupa Birliği’ni(AB) devreye sokarak KKTC’nin tanınmaması için yeni bir kampanya başlatacaklarını görmemiz, kavramamız lazımdır. KKTC’de bazı kendini bilmez hadsizlerin sokaklara dökülerek Anavatan Türkiye’yi ‘işgalcilikle’ suçlaması rastlantı değildir. Rusya’nın Ukrayna’da başlattığı müdahale, Donesk ve Lugansk devletlerini tanıdığını açıklaması, KKTC’nin tanınması için çok ehven bir konjonktür ve KKTC için güçlü tezler yaratmıştır. Emperyalist Batı’nın Rusya ve Rusya’ya destek veren ülkelere yaptırım uygulaması özellikle emperyalist dayatmalardan bunalan ülkelerin KKTC’nin tanınmasına daha sempatiyle bakmasına neden olmuştur.

Türkiye’nin dostları, kardeş Müslüman ülkeler ve Türk Cumhuriyetleri de buna eklendiğinde KKTC’nin tanınması için bundan daha uygun zamanın bir daha elimize geçmeyeceği düşüncesindeyim. Hele hele Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya üyelik başvuruları ile Türkiye’nin eline inanılmaz bir koz daha geçmiştir. KKTC tanınmadan, Türkiye AB’ye üye yapılmadan, NATO’un genişlemesine müsaade edilmemelidir. Hatırlanacağı üzere Yunanistan, AB’nin genişlemesine, 10 yeni üyenin AB’ye katılmasına, ancak GKRY’nin üyeliğinin kabul edilmesi şartıyla razı olmuştur. GKRY’nin, Yunanistan’ın ABD atağı paralelinde özellikle AB nezdinde Türkiye’nin kapalı Maraş’taki faaliyetlerine ilişkin yeni şikayetlerde bulunduğu ve Güven Yaratıcı Önlemler(GYÖ) saçmalığını yeniden gündeme aldığı Rum basınına yansıdı. Fileleftheros gazetesi, "Tek Cevap GYÖ’ler-Lefkoşa’nın Maraş’taki Türk Kışkırtmalarını Engelleme Stratejisi" başlıkları altında verdiği haberinde, Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in diğer çalışma arkadaşlarının, Türkiye’nin Maraş’taki faaliyetleri konusunda her yönde girişim yaptıklarını yazdı. Kasulidis’in "yarın öbür gün Türkiye gibi bazı ülkelerin gireceği bir bekleme salonu oluşturmak gibi bazı değişikliklere gitmek istemesi, muhtemel Avrupa Birliği’nde bizi karşılarında bulmak istemiyorlarsa Kıbrıs sorununun çözülmesi çıkarlarınadır" diye Türkiye’yi tehdit etmesi Rum-Yunan ikilisinin Türkiye’nin AB üyeliği ve KKTC’nin tanınması hususundaki korkularına tercüman olmaktadır.

Tekrarlamaktan usanmadan, KKTC’nin biran önce tanınması için gerekli adımların atılması gerektiği çağrısını yineliyorum..

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s