MK ULTRA PROJESİ : Wifi İle İnsan Zihinleri Kontrol Ediliyor !!!!


Wifi İle İnsan Zihinleri Kontrol Ediliyor !!!!

Başlığı ilk okuduğumuz zaman, ne kadar da korkunç bir olay diye düşünüyor insan.

Yanlış okumuyorsunuz…
İnsanlar Wifi sinyalleri ile kontrol ediliyor. Maalesef ki bu teori yada uydurma bir yazı değil

Google’da “Telegram zihin kontrolü” diye arattığınız zaman bu konudan müzdarip olan insanların seslerini duyurmak için grup açtığına şahit olabilirsiniz. Evlerimizde, bilgisayarlarımızda hatta cep telefonlarında bile bulunan Wifi ile insan zihinleri kontrol ediliyor!

Sizlere bu konuyu örneklendire örneklendire, bizzat gündemlerde konuşulan ülkelerin başkanlarının yaptığı istemsiz hareketlerden bile örnekleyerek bu makalenin asıl amacını anlatmaya çalışacağım.

İnsan zihinlerinin istemsizce uzaktan kontrol edilmesi tamamen bir insanlık suçudur!

Nasıl bir insanlık suçu işlendiğini daha iyi anlayabilmek için en başından, Wifi sinyalinin kaç Mhz olduğundan biraz bahsederek başlayalım.
Wifi sinyali 2.4 Mhz olarak yani 2400 Mhz olarak ölçülmektedir ve bu frekans yolu ile dağıtım yapılmaktadır. Evlerimizdeki Mikrodalga fırınlar 2400 Mhz ile frekans yayarak yiyecekleri ısıtır. Hatta ve hatta bluetooth cihazları bile aynı frekansı kullanarak etrafa sinyaller yayar ve bu frekans üzerinden bağlantı sağlayabilirler. Bu frekans ücretsiz olarak tüm cihazlarda kullanılabilir.

Biraz düşündüğümüzde ise neredeyse her cihaz için gerekli olan ve günümüzde her alanda kullanılan bir frekans neden ücretsiz lisans olarak insanlığın kullanımına sunulduğu hepimizi derin derin düşündürmelidir.

Mesela, blutooth cihazı 2400 Mhz frekans dağıtırken, Wifi neden 2450 Mhz dan frekans vermiyor?

2400 Mhz ile verilen sinyal aralığı çok önemli aslında. İnsan vücudu ile etkileşimi konusunda daha doğrusu insan beyni ile etkileşimi konusunda 2400 sayısı çok manidardır. Bazı programlanmış bilgisayarlar ve sistemler vasıtası ile insanların öfke, acı, endişe, ümitsizlik, sıkıntı, kıskançlık, korku, uyku, terör vb. gibi hallerinde beynin yaymış olduğu radyasyon frekansları kaydedilmektedir.

İstenilen durumda ise, elektromanyetik (EM) dalga ile dışarıdan beyine gönderilerek bu gibi psikolojik durumlar oluşturulabilmektedir. İnsan beyninin algılayabildiği ses frekansı aralığı bilindiği üzere 16 ile 20. 000 Hz arasındadır. Bu frekanslari insan kulağı duyamıyor, ama beyin algılayabiliyor.

Daha iyi anlaşılması için insan vücudunda yada psikolojisinde etki yapan bir kaç ses frekans aralıklarından örnek vermek istiyorum sizlere:

  • 6 Hz frekansı, insanda depresyona yol açabilmektedir.
  • 7.83 Hz frekansı, insana kendini iyi hissettirir.
  • 10.80 Hz frekansı, insanda panik oluşturur.

Titretişimi hafifletilmiş mikrodalgalar, doğal beyin frekanslarını taklit edebilmektedirler. Örneğin, frekans dalga boylarına maruz bırakılan, uyuşturucu kullanmayan bir insana uyuşturucu kullanmış etkisi verilebilmektedir.

Yeni doğan bir bebeğin beynindeki su oranı yaklaşık olarak %90 dır. Bu yetişkin insanda %70 lere kadar geriler. Yaş ilerledikçe yağ oranı artmaya başlar. Bahsetmiş olduğumuz Wifi nin sinyal aralığının 2400 olduğundan bahsetmiştik.

2400 üst sınır olması konusunun şimdi daha da önem taşıyor!

2400 Mhz ile verilen frekans ile, normal suyun titreşimi sağlanabilmektedir. Yani bir suya 2400 Mhz ile titreşim gönderebilirsiniz. Olay çok net aslında. İnsan beyni duyu organlarımıza komutları titreşim frekansı ile göndermektedir.

Beyinin titreşimler ile duyu organlarımıza komutlar gönderdiğini ise 1875 yılında Richard Caton’un yapmış olduğu araştırmalar tarafından tespiti gerçekleştirilmiştir. Konuya biraz daha hakim olmaya başladık sanırım.

Şimdi bir kaç duygusal cümle ile örnekleme yapacağım.

“Ona aşık oldum galiba, gördüğümde her yerim tir tir titriyor. O kadar sinirlendim ki onu parçalamak istedim; duyduklarım beni o kadar rahatlattı ki bir denizde yüzüyor gibiydim. Öğrendiğim bu bilgi kafamda pek çok soru oluşturdu…”

Yukarıda ki cümlelerde saklı olan duyguların her birini düşünün. Beynimiz her birinde farklı frekanslar ile titreşim uyandırarak, farklı boyda titreşimler yaymaktadır. Bu doğrultuda da vücudumuzda yada psikolojimizde duygusal yada hareketsel değişiklikler meydana gelmektedir.

Wi-fi sinyalinin 2400 Mhz olması, suyu titretebilecek dalga boyunda olması, beynimizin %70 civarında sudan oluşması ve beynimizin vücudumuzu yada psikolojimizi titreşimler ile yönetmesi siz değerli okuyucularımız da bir şeyler uyandırmaya başlamıştır artık diye düşünüyoruz.

VİDEO LİNK : https://yorumcalar.wordpress.com/2022/06/18/wifi-ile-insan-zihinleri-kontrol-ediliyor/

Delgado’ya yöneltilen; “İnsanlarda olsun, hayvanlarda olsun, sadece radyo dalgalarını kullanarak ve kafatasına herhangi bir şey yerleştirmeksizin beyni kontrol etmek için, her hangi bir girişimde bulundunuz mu?” sorusuna cevabı ise; “Bazı deneyler yapıldı” şeklinde olmuştu.

Telegram’ın babası olarak anılan Yale Üniversitesi Nöropsikiyatri Direktörü Prof. Jose Delgado; “Niçin Telegram?” sorusuna 24 Şubat 1974’te Amerikan Kongresi önünde Delgado açık açık; “Toplumumuzun siyasî kontrolü için bir psikocerrahî programına ihtiyacımız var. Amaç, zihnin kontrolüdür. Kendisine sunulan normdan sapan fert, cerrahî olarak kesilip atılabilir. Fert en önemli gerçeğin kendi varoluşu olduğunu düşünebilir. Fakat bu yalnızca onun bakış açısıdır. Bu bakışta, tarihî yaklaşım eksiktir. Bir gün ordular ve generaller, beynin elektrik uyarımıyla kontrol edilecektir” demişti.

Dr. Delgado, hayalini gerçekleştirdiğini 17 Mayıs 1965 tarihli The New York Times gazetesinde ‘Radyolu Matador Kablolu Boğayı Durduruyor’ haberiyle kanıtladı. Dr. Delgado, arenada üzerine hızla koşan bir boğayı kumanda da yer alan bir düğmeye basarak durdurdu, başka bir düğmeye basarak boğanın sağa dönerek hızla uzaklaşmasını sağladı.

Telegramın hedefi olan Bhutanlı Devlet Adamı Tek Nath Rizal 2012’de çıkan; “Beni Yavaşça Öldüren İşkence: Telegram” kitabında; “Kontrol eden kişi zihnimin derinliklerimi işgal ettiği ve beni sürekli sorguladığı için, özel hayatım ve benim hakkımdaki her şeyi biliyordu. Onun beyni ve benim beynim âdete su ve süt gibi birbirine karışmıştı. Ve bu da onun işini oldukça kolaylaştırıyordu. Süreç içerisinde eğer bir şeyi gizlemeye çalışırsam, telegramcı hemen daha fazla acı veriyordu” ifadelerine yer verilmişti.

VİDEO LİNK : https://yorumcalar.wordpress.com/2022/06/18/wifi-ile-insan-zihinleri-kontrol-ediliyor/

Şimdi gelelim başka bir boyuta.

Aralarında Putin ve Angela Merkel‘inde bulunduğu çeşitli dedikodular mevcutken, Putin G20 zirvesine elinde bir termos bardak ile girdi. Sonraki günlerde Angele Merkel ise 2 yada 3 kez canlı yayınlarda titreme nöbetlerine girmeye başlamıştı.

Tesadüfünde böylesine şaşırmamalı…

  • İnsan beyni frekanslarla yoluyla bir bilgisayara bağlanırsa, zihnindeki bilgileri aktarımı gerçekleşebilir mi?
  • Frekans teknolojisi ile zihninize aktarılmış bilgiler ile sanal ortamda yaşamak ister miydiniz?

Küresel elitler ailelerin kontrolündeki bilimciler bunun üzerinde çalışıyor

İnsan zihninin kontrolü insanın kendisinin elindedir. Bu kontrol bir kere başkasının eline geçerse bundan geriye dönüş mümkün değildir. Bu bir bilgisayarın uzaktan haklanmesi ve ele geçirilmesi ile aynıdır.

Bu durum insanın hayattayken beyin ölümünü kendi rızasıyla gerçekleştirmesidir.
Birisi teknolojik, diğeri biyolojik ölüm. Birisi kendisini kendisine taşıyor, birisi kendisini kendisinden uzaklaştırarak ebedi bir şekilde başkasının kontrolüne geçiriyor.

Küresel elitlerin bilim adamlarının çalışmaları netice verip Wifi ile zihnin kontrolu mümkün olursa, bir süre sonra insan zihninin haklanmeside pekala mümkün olabilir…

Yorumcalar’dan…

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s