SURİYE DOSYASI /// Armağan Kuloğlu : SURİYE VE EGE’DE GERGİNLİK


Armağan Kuloğlu : SURİYE VE EGE’DE GERGİNLİK

E-POSTA : oakuloglu

Yeniçağ Gazetesi 17 Haziran 2022

Türkiye, bulunduğu coğrafya ve jeopolitik özelliğiyle, her zaman hedef ülkedir. Zafiyet gösterdiği anda rakiplerinin ve düşmanlarının iştahı kabarır. Bekasını sağlayabilmesi, mevcut hak ve çıkarlarını koruyabilmesi için mutlaka politik, ekonomik, askeri ve psiko-sosyal açılardan güçlü olması gerekir.

Türkiye’nin, uluslararası ilişkilerde hata yapma, ideolojik davranma, kişilerin ve zümrelerin görüşlerine göre hareket etme, dış politikayı iç politikaya alet etme lüksü yoktur.

Son günlerde Suriye sınırındaki gelişmeler ile Ege ve Doğu Akdeniz’de Yunanistan ile olan gerginlik gündemdedir.

Suriye sınırında harekât hazırlığı

ABD’nin Suriye kuzeyinde bir Terör Devleti oluşturma çabaları, Türkiye’nin operasyonlarıyla akamete uğratılmıştır.

Ancak Tel Rıfat bölgesindeki PKK/PYD’nin, bölgeden çıkarılması için Rusya’yla mutabakata varılmasına rağmen, TSK’nın kontrolündeki bölgede sivil halka, SMO ve TSK güçlerine saldırılar devam etmektedir. Münbiç bölgesindeki PKK/PYD için de ABD’yle aynı şekilde mutabakat sağlanmasına rağmen aynı şekilde saldırılar durmamıştır.

Rusya ve ABD’nin taahhütlerine uymaları beklenmektedir. Sonuç alınamaması halinde yapılacak harekât için hazırlıklar tamamlanmıştır. Harekâtın, öncelik bu iki bölgede yapılması beklenmektedir. Daha sonra gelişecek durum ve ortama göre Kobani ve Kamışlı bölgelerinin de kontrol altına alınarak 30 km. derinlikte yekpare bir güvenli bölgenin tamamlanması planlanmıştır.

Teröristlerin ise operasyonlara karşı hazırlandıkları görülmektedir. Suriye merkezi yönetiminin harekâta itirazı vardır. Ancak karşı koyması beklenmemektedir. Rusya’nın nötr kalabileceği, ABD’nin ise ilkesel olarak itiraz edeceği düşünülmektedir.

Harekâtın sadece güvenli bölge oluşturmak için değil, Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya’nın bölgede güç azaltmasından doğan boşluğun PKK/PYD ve İran tarafından doldurulmasını engellemeye yönelik olduğu da bilinmelidir.

Sonuçta sınır boyunca yekpare bir güvenli bölge sağlansa da, bölge dışından içine doğru tacizler devam edebilir. Ancak saldırılar topraklarımıza ulaşamaz.

Yine tekrar ediyorum, bu operasyonları Suriye hükümetiyle koordineli yapmamız daha uygun olacaktır. Neticede Suriye’nin siyasi birlik içinde toprak bütünlüğü ve güvenli bir ülke olması, her iki devletin de çıkarınadır.

Yunanistan’la gerginlik

Yunanistan’ın Türk ve Türkiye düşmanlığıyla yoğrulmuştur. Ancak bu sefer durum farklıdır. Yunanistan, tıpkı Ukrayna örneğinde olduğu gibi, ABD tarafından kışkırtılmakta, Türkiye’nin taarruzuna açık halle getirilmektedir.

ABD, Türkiye’nin Rusya’yla ilişkisini kesmek, Montrö’yü gevşetmek, Karadeniz’de etkinlik sağlamak istemektedir. İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ üyeliğine Türkiye’nin rezerv koymasını hazmedememiş, Suriye’deki amacını engellemesini de kabullenememiştir. Zaten PKK/PYD’yi desteklemesiyle o ülkelerden bir farkı olmadığını da göstermiştir.

ABD’nin, Türkiye’yi F-35 programından çıkarması, düşman ülke gibi yaptırımlar uygulaması, Yunanistan’ı ise kendi üs bölgesi haline getirmesi, Savunma İşbirliği anlaşması yapması ve saldırılara birlikte karşı koymayı taahhüt etmesi, Miçotakis’in ABD ziyaretinde Biden’ın ona aşırı ilgi göstermesi, bir amacın sonuçlarıdır.

Buradaki amaç, Türkiye’nin NATO’nun güney kanadı fonksiyonunu sonlandırmak, NATO içinde önemsizleştirmektir. Güney kanadı, Yunanistan ana karası, Girit, GKRY, İsrail’den geçirme düşüncesi vardır. Doğu Akdeniz ve Ege’de Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve çıkarlarını korumasına engel olmaya çalışması bu sebeptendir.

ABD’nin, Yunanistan’ı kışkırtarak/cesaretlendirerek haksız girişimlerde bulunmasını sağlayıp, Türkiye’yi müdahaleye mecbur bırakmayı, böylece Türkiye’yi NATO içinde zora sokmayı planladığı da söylenebilir.

Yoksa Yunanistan’ın FIR hattı zorlamasının, karasuyunu arttırma isteğinin, kıta sahanlığı/MEB anlayışının, adaları askerileştirmesinin, kendisine verilmemiş, Türkiye’ye ait olduğu belli olan ada/adacıkları işgalinin hiçbir haklılığı ve hukuki karşılığı yoktur.

Yunanistan arkasını ABD’ye ve AB’ye dayayarak her şeyi sahiplenebileceğini ve kabul ettirebileceğini sanmaktadır. Burada mevzubahis olan VATAN, MAVİ VATAN ve GÖK VATAN’dır. Hatayı ve geçiştirmeyi kaldırmaz.

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s