BİYOGRAFİ DOSYASI : FRANSIZ YAZAR Claude Farrére


FRANSIZ YAZAR Claude Farrére

Gerçek adı; Charles Frederick Bargone olup 1876’da Lyon’da doğmuş ve 1957’de Paris’te ölmüş bir Fransız yazardır. Loti gibi uzun yıllar Fransız donanmasında görev yapmış ve dünyayı dolaşmıştır. Üslerinden izin almadan yazı yayımlaması mümkün olmadığından önce Pierre Toulven takma adını kullanır, sonra Claude Farrère adını alır. Romanlarının konusu İstanbul, Saygon ve Nagazaki’de geçer. 1905 yılında yayımlanan Uygarlaşanlar (Les Civilisés) adlı romanla, Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülü’nü kazanır. Pierre Loti‘nin, Vautour gemisinin kaptanı olarak İstanbul’da bulunduğu 1903-1905 yılları arasında, Claude Farrere de aynı gemide subaydır. Balkan Savaşları sırasında, Loti’nin daveti ile Türkiye lehine siyasî analizler yazar. Birinci Dünya Savaşı’nın öncesi, destek bulmak amacıyla Paris’e giden Cemal Paşa’nın girişimleri sonucunda kurulan Türkiye-Fransa Dostluk Cemiyeti’nin Paris şubesi yönetim kurulunda yer alır. İkinci Meşrutiyet esnasında istanbul’dadır ve 1910’da Mecidiye nişanı ile ödüllendirilir. Savaştan sonra Loti ile beraber Türkler lehine mücadele etmeyi sürdürür. 1919’da binbaşı iken daha rahat roman yazmak için ordudan ayrılır.

Türk Kurtuluş Savaşı sürecinde, Türkiye’ye cephe alan kendi ülkesi Fransa’ya karşı Türkiye’yi destekleyen yazılar yazar. Yazar, Türk dostu olmanın yanı sıra bir Japon dostu olarak da tanınır. 1905 yılındaki Rus-Japon Savaşı sırasında geçen bir aşk hikayesini anlattığı Savaş (La Bataille) romanı bilinen bir eseridir. 1919’da piyasaya sürülen ve halen üretilmekte olan Mitsouko (Japonca Gizem) adlı parfüm, ismini romandaki Japon kadın karakterinden almıştır.

Kuvvetli bir Türkiye’nin dünyanın stratejik, sosyal ve iktisadi dengesi için gerekli olduğunu savunan aydınlar arasındadır. Türkiye lehine yazılarından ötürü Le Temps gazetesi eleştirmeni Paul Souday onun hakkında şöyle yazar; Claude Farrére Türksever olmaktan da ileri, baştan ayağa kadar Türk ve Müslümandır. Farrére, Türk davası lehindeki çalışmalarından dolayı Pierre Loti’ye Nobel Ödülü’nün verilmediğini belirten bir makaleyi bir Cenevre gazetesinde yayımlandıktan sonra bu yazı TBMM’de gündeme gelmiş ve 21 Ocak 1922 oturumunda Celal Nuri Bey ve arkadaşlarının önergesiyle bu yazı nedeniyle Claude Farrére’e teşekkür edilmiştir.

Farrére Ankara’ya gidip Başkumandan Mustafa Kemal Paşa ile görüşmek üzere 15 Haziran 1922’de İstanbul’a gelir. Sirkeci İskelesi’nde coşkulu bir törenle karşılanır. İstanbul’da kaldığı süre içinde Pierre Loti ve Fas konulu iki ayrı konferans verir. Ankara’da bulunan Türk Matbuat Cemiyeti tarafından kendisine fahri üyelik verilir. Ankara’ya gitmek ister ancak çeşitli nedenlerle gidemeyeceği anlayınca, o sırada Kocaeli cephesini teftiş etmekte olan Mustafa Kemal Paşa ile İzmit’te görüşme talebinde bulunur. 18 Haziran 1922’de İzmit rıhtımında coşkulu bir törenle karşılanır ve Sultan Abdülaziz için inşa edilmiş av köşkünde kalan Mustafa Kemal ile iki saat görüşürler. Ertesi sabah binlerce kişiden oluşan halk kitlesinin tezahüratı içinde Mustafa Kemal Paşa ile köşkten istasyona kadar yürürler ve özel bir trenle Adapazarı’na kadar Mustafa Kemal’le birlikte seyahat eder. Adapazarı’ndaki askeri denetlemede Mustafa Kemal Paşa’ya eşlik eder. Mustafa Kemal Farrère’e, üzeri gümüşle işlenmiş bir kırbaç hediye eder.

Ekselsioré gazetesinin İstanbul muhabirine verdiği mülâkat, 23 Haziran 1922’de İstanbul’dan ayrılışından sonra yayınlanır. İzlenimlerini “Mustafa Kemal harikulâde bir insan. İzmir, İstanbul ve Edirne Türklere verilmeli, 1914 yılı sınırları yeniden tesis olunmalı, aksi takdirde harp yeniden başlayacaktır” şeklinde aktarır. Le Figaro ve La Galois gibi gazetelerde de benzer izlenimlerini paylaşır. 1922’de Turquie ressuscitée adlı uzun makalesi yayımlanır. Bu makale daha sonra 1930 yılında kitap olarak da yayımlanacaktır. Farrère, Osmanlı Devleti’nin varlığını anayasaya bağlı bir sultanlık olarak sürdürmesini, Mustafa Kemal Paşa’nın sadrazam olmasını düşünmektedir. Bu nedenle Cumhuriyet döneminde Türkiye’ye birkaç kez giderek konferanslar verir ama pek eskisi gibi itibar görmez. Toplam altı kez Türkiye’ye giden Farrère’nin son Türkiye seyahati 1950’dedir.

Çok üretken bir yazar olan Farrère, hayatı boyunca seksen kadar kitap ve bir o kadar da esere önsöz yazmış olması onun yaşadığı dönemdeki ününü ve prestijini gösterir. Bilim kurgu alanı ile de ilgilenmiştir. 1932’de Paris’te düzenlenen küçük bir kitap fuarı ve imza günü sırasında dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Paul Doumer, La Bataille (Savaş) adlı kitabını ona imzalatmak için beklerken Pavel Gorgulov adlı bir Rus anarşisti tarafından vurularak öldürülür. Claude Farrere, saldırganın kolunu tutup onunla boğuşur. Farrère, ülkesinde çok okunan bir yazar olmasına rağmen az sayıda eseri yabancı dillere çevrilir. Kitapları en çok Rusça’ya çevrilmiştir. 1935 yılında Fransız Akademisi’ne üye olarak kabul edilir. Yazar, 21 Temmuz 1957’de 81 yaşında Paris’te yaşamını kaybeder. İstanbul’da Sultanahmet semtinde bir caddeye Klodfarer adı Türkçe okunuşuyla verilmiştir. Paris’te ve Fransa’nın başka kentlerinde de yazarın adını taşıyan cadde ve sokaklar vardır.

Prof.Dr.Ali Fuat KALYONCU

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s