ÖRTÜLÜ OPERASYONLAR DOSYASI /// Nazilerin Türkiye’yi İşgal Planı : Gertrude Operasyonu ve Orientster n Harekatı


Nazilerin Türkiye’yi İşgal Planı : Gertrude Operasyonu ve Orientstern Harekatı

İkinci Dünya Harbinde Nazi Almanya’sının Türkiye’yi işgal etmek için hazırlık yapmamış olması mümkün değildi, gerektiğinde devreye girmek için hazırlanan bu planın kod adı Gertrude Operasyonuydu. Türkiye 1939’dan itibaren iki yıl içinde, Balkanlardan, Akdeniz’den, Ortadoğu’dan, Kafkaslardan yani her taraftan sıkıştırılmıştı. Harbin başlamasıyla birlikte hem Almanlar hem de müttefikler Türkiye’yi kendi taraflarında harbe girmesi için ikna etmeye çalışıyorlardı. Türkiye süresi ve sonucu belli olmayan bir dünya savaşına girmek için hiç de istekli değildi. 25 yıl önce 1914’de başlayan ilk dünya savaşında, koskoca imparatorluktan Anadolu ve Trakya cansiperane bir savaşla ancak kurtarılmıştı. İlk savaşında Almanlara güvenmiştik, hatta Çanakkale’de ve Kut’ül Amare’de İngilizlere karşı zaferler kazanmıştık da sonra ne olmuştu?

Gertrude Planı 1942 yılı yaz başında oluşturulmaya başlanmıştı. Kod adı daha sonra değiştirilmiştir. Bu konuda Türkçe belge yoktur ve internet üzerinden ulaşılan bilgiler son derece azdır. Herhalde Türkiye müttefiklerin yanında savaşa girseydi veya Alman ordusu Sovyetler Birliği’nin işgal planı olan Barbarosa Harekatında başarılı olsaydı, bu plan hayata geçirilebilirdi. Harbin gidişatı, Almanların Sovyetler’i işgalinin kış nedeniyle başarısız olması ve Müttefikler’in Sicilya’daki harekatları gibi gelişmeler muhtemelen bu planı hayata geçirmekten alıkoymuştur.

Naziler, o döneme ait bulunan çeşitli resmi belgelere göre Azerbaycan’ın neticede Türkiye ile birleşebileceğini ve bunun Alman çıkarlarına uygun olmayacağını düşünmüşlerdi. Halbuki Türkiye’deki kendilerine yakın olan Turancı gruplar, Türkler Almanlar ile beraber olursa ve Almanlar harbi kazanırsa, Kafkasya Türkiye’ye bırakılacak propagandasına inanmışlardı. Alman SS ordusunda bulunan Türk Tugaylarındaki askerlerin önemli bir kısmı da bu propagandaya kapılmıştı. Bu nedenle Almanlar, Türklerin Kafkasya’daki isteklerine karşı Büyük Ermenistan fikrini bir denge unsuru olarak düşüneceklerdi. Bazı iddialara göre Ermenilere bu destek Adolf Hitler tarafından önerilmiş ve onaylanmıştır. Allahtan Türkiye Cumhuriyetini yöneten savaş tecrübesi olan İsmet İnönü ve ekibi, bu tür tuzaklara düşmezler. Bu ekip Birinci Dünya Savaşından sonra imparatorluğun kaybından büyük oranda Almanları sorumlu görüyor ve bu nedenle Almanlarla beraberliğe soğuk duruyorlardı. Ayrıca daha sonra büyük bir sorun olarak her mecrada karşımıza çıkacak olan ilk Dünya Savaşı esnasındaki 1915 Ermeni Tehcirinde Almanların büyük oranda azmettirici rolü vardı. Demek güncel politika zamanla değişen bir olguydu.

Nazi casuslar Türkiye’de

Almanların Türkiye’yi işgal için hazırladıkları plan dosyalarında o dönemin her türlü bilgisi vardır. Türk ordusuna ait tüm detaylar, savunma planları, deniz suyu sıcaklıklarına kadar gereken her bilgi toplanmıştır. Hangi madenin hangi bölgede ve illerde olduğunun haritaları çıkarılmıştır. Almanlar İkinci Dünya Harbi sırasında sadece Türkiye ile ilgili değil, çevre ülkelerin de her tür savunma gücüne dair bilgileri toplamışlardı. Nazilerin amacı esasen petrole ulaşmaktı. En yakın petrol de Kafkasya ve Musul’da idi.

Rusya’nın kışına teslim olan Almanlar Gertrude planına göre 1942 ilkbaharında yıldırım saldırısı ile Balkanlardan Türkiye’ye girip, Bakü ve Musul’a ulaşmayı istiyordu. Bulgaristan, Yunanistan, Arnavutluk zaten işgal edilmiş ya da Alman tarafındaydı. Böylece petrollere el koyunca, buradan beslenen müttefikler de zorda kalacaklardı. Trakya’nın ve orada hazırlanan Çakmak Hattı’nın hızla geçilmesi gerekiyordu, burada takılırlarsa Anadolu’ya geçemeyebilirlerdi. Çakmak Hattı, II. Dünya Savaşı’nın çıkacağının anlaşılmasının ardından Almanlar tarafından gelebilecek bir saldırıya Trakya sınırında karşı koymak amacıyla Çatalca’da kurulan savunma hattıdır. Fransızların Maginot Hattı’na benzer bir yapı olup Marmara Denizi’nden Karadeniz’e uzanmaktaydı. Alman saldırısının tüm detayları dosyada tamamlanmış, komutanlar bile ismen atanmıştı. Suriye zaten o tarihlerde Nazi Almanya’sına bağlı Fransız Vichy Hükümeti’nin bir uydusu olduğu için onlar da güneyden saldırabilirdi, ülkemiz için ne kötü bir senaryo.

Dr.Nerin Emrullah Gün


Almanların Türkiye’yi işgal planı hakkında ayrıntılı bir diğer bilgiyi de gazeteci Nerin Emrullah Gün yazmıştır. Gün’ün muhabiri olduğu
Gazette de Lausanne’da 25 Temmuz 1945 tarihinde yayımlanan makalesini Zekeriya Sertel yönetimindeki Tan Gazetesi aslına sadık kalarak, Orientstern yani Şark Yıldızı Harekatı: Nazilerin Türkiye’de yandaş hükümet kurma planı başlığıyla tercüme ve 28, 29 ve 30 Eylül 1945 tarihlerinde tefrika eder. Makalede Nazilerin Türkiye’yi işgal etmek için plan yaptığı ve bu plan dahilinde hükümet içinden bile bazı isimlerle iş birliği halinde oldukları yazılmıştır. Bu plana göre önce ülke içine tüccar, mühendis veya diplomat sıfatıyla birçok Alman sokulacak, bunlar harekat başladığında önce A listesine dahil olan hükûmet ve parti yöneticilerini tevkif edecekler, sonra B listesine dahil olanları göz altında bulunduracaklardı. Alman işgalini kolaylaştıracak ve kendileriyle işbirliği yapacak olan C listesindeki kimseleri de himaye edeceklerdi. Sonra bunlardan oluşan yeni bir hükûmet kurulacaktı. Belgeyi yayınlayan muhabir, isimleri vermekten çekinmişti.

Peki kimdir bu Nerin Gün? 1916 tarihinde Roma’da doğan Nerin Emrullah Gün’ün annesi Türk, babası İtalyan’dı. 1939 yılında Berlin Üniversitesi’nde öğrenci iken gazeteciliğe başlar, birkaç İsviçre ve Belçika gazetesinin muhabirliğini yapar. 1941 başından 1943 Temmuz ayına kadar Anadolu Ajansı Berlin Büro şefidir. Yazdığı haberler Nazilerin hoşuna gitmediği için 1940 yılında üç ay tutuklanır. İkinci Dünya Harbinde Nazilerin tutukladığı iki tarafsız gazeteciden biridir. 1941’den itibaren İsveç’teki Telgraf Ajansı ve Illustre dergisinin de Berlin muhabirliğini alır. Yazdığı Alman karşıtı (veya doğru olan) haberleri sürdürmesi üzerine Adolf Hitler, İnönü’den bu kişiyi almasını rica eder. Gün, bunun üzerine İtalya ve Macaristan’a geçer. Ancak 1945’de Macaristan işgal edildiğinde Gestapo tarafından tevkif edilerek önce Mauthausen ve sonra da Dachau toplama kampına gönderilir. Şanslıdır, iki hafta sonra Amerikan askerleri tarafından kurtarılır. Paris’teki Türk Büyükelçiliği’nin araya girmesi ile Paris’e gönderilir. Sonra da ABD’ye göç eder.

Gün, temerküz kamplarında iken lisan bildiği için, SS örgütünde memur olarak çalıştırılır. Kampta güvenlik çok yüksek olduğu (ve belki de tüm mahkûmların kamptan sağ çıkamayacağı bilindiğinden), subaylar her bilgiyi yanlarında rahatça konuşmaktadır. Gün, orada Orientstern Harekatı dosyasını duyar ve bu dosyayı okur. Dosyada Türkiye hakkında çok ayrıntılı bilgiler ve ülkede nasıl bir kontrol kurulacağının detayları bulunmaktadır. Yazdıkları içinde tartışmalı bilgiler de olabilir. Gün’ün Orientstern Harekatı diye yazdığı, muhtemelen Gertrude operasyonu’nun devamıdır. Ben bu bilgileri internet üzerinden ulaştığım bazı makalelerden buldum. Bu tür bilgilerin devamının tarihçiler tarafından araştırılması gerekir. Türk-Alman ilişkileri her zaman çok önemlidir.

Prof.Dr.Ali Fuat KALYONCU

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s