TOPLUM BİLİMİ DOSYASI /// SADİ ÖZGÜL : İşe Yaramaz İnsanlara Ne Yapmalı !?


SADİ ÖZGÜL : İşe Yaramaz İnsanlara Ne Yapmalı !?

Büyük sıfırlamada (Great Reset) küresel elitlerin işine yaramayacak insanlar için hedefledikleri nihai çözüm, insanlığın geleceği için tehlikeler arz etmektedir.

Büyük Sıfırlama fikri, düzenin zihninde hala canlı olan Yeni Dünya Düzeni’nden ya da Henry Kissinger gibi insanlardan tutun şu anki ABD başkanı Joe Biden’a kadar bir avuç küreselci diyebileceğimiz kişilerden türemiştir desek abartmamış oluruz.

Elbette, piramidin en üst seviyelerinde, fikirleri Global Babil merkezli baskıcı ve totaliter polis jandarma devleti kurmaktan tutun, bizi nefes alışımıza, kalp atışlarımızın sayısına kadar takip etmek ve izlemek için doğduğumuz gün mikroçipler yerleştirmeye, dünyaının nüfusunu 500 bine kadar azaltmaya uzanan pek çok başka kişi ve aklımıza ve hayalimeze gelmeyen tuhaf şeytanı düşüncelerini hayata geçirmek için harıl harıl çalışmaları var. Bütün bunlar kulağa çılgın ve uçuk komplo teorisi gibi gelsede bir avuç küreselci elitin çok uzun zamandır insanlığın geleceği ve şeytani inançlarını gerçekleştirmek için planladıkları bu.

Onlardan biri de; Dünya Ekonomik Formu’nun (WEF) ilk kurucusu ve halen de yönetim kurulu başkanı olan Prof. Klaus Schwab’ın himayesindeki Siyonist Yuval Noah Harari’dir,

Harari; ‘Sapiens: İnsanlığın Kısa Tarihi’ gibi çok satan birçok kitabın yazarı ve aynı zamanda Kudüs İbrani Üniversitesi’nde tarih profesörüdür. Harari, doğdukları günden itibaren dünyadaki her insanı yönetmeyi kafasına koymuş bir avuç küreselci tarafından yönetilen distopik bir toplum yaratma fikrini destekleyen Şeytanın hizmetkarı olan Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) etkili bir üyesidir.

Prof. Harari rahatsız edici olan ve yazımızıda konu olan şöyle bir soru sormuş: “Bütün bu işe yaramaz insanlarla ne yapmalı?”

Harari’ye göre dünya gezegeni aşırı kalabalık. Ona göre dünyanın en büyük sorunu önümüzdeki on yılların belki de ekonomi ve siyasetindeki en büyük sorunu işe yaramaz insanlarla ne yapılacağıdır.

Bu konu hakkında şu dehşet ifadeleri açık açık yazmış!

“Önümüzdeki on yılların belki de ekonomi ve siyasetindeki en büyük sorunun, tüm bu işe yaramaz insanlarla ne yapılacağı olacağını düşünüyorum. Temelde anlamsız, değersiz olduklarında hayatta bir anlam duygusunu nasıl bulacaklar? En iyi tahminim, bir çözüm olarak uyuşturucu ve bilgisayar oyunlarının kombinasyonudur. Oluyor zaten… Giderek daha fazla insanın hem yasal hem de yasadışı uyuşturucular ve bilgisayar oyunları ile daha fazla zaman harcadığını veya iç sorunlarını çözdüğünü görüyorsunuz”

Dedikleri daha da açarsak; insanların bir sanal gerçeklik simülasyonu olan Metaverse dünyasına bağlı kalmalarını ve aynı zamanda onları her türlü uyuşturucuya bağımlı hale getirmelerini istiyorlar. Hem Türk halkı hemde dünya halkları için “yaratmaya” çalıştıkları dünya tam bir çılgınlık. Burada özellikle yaratma ifadesini kullanıyoruz. Çünkü Allah böyle bir kötülüğü kullarına zulmetmek için yaratmaz !

Dikkat ettiyseniz, insanları dönüştürmek için planlarınıda gizlemiyor çekinmeden açık açık yazıyor. Ama toplumumuz okuma yeersiziliği olmasının yanında, okuduğunu anlayamama gibi bir problemi olduğu için küreselcilerin belalı işlerinden zarar gördüğünde uyanıyor maalesef. Bu konuda uyarı yapanlarıda “çılgın, ütopik, komplo teorici” olarak yaftalayarak gürültü çıkararak susturmak isteyenlerin etkisinde kalıyorlar.

Bu konuda sinema ve dizi sektörünü çok iyi kullanıyorlar.
Ülkemizdede yayın hayatına giren birçok şifreli/ücretli dizi film ve sinema yayın platformları var. Bu platformlarda gösterime sundukları film ve yeni dizileri görseniz şaşırırsınız.

Gelecekteki sanal gerçekliği anlatan birçok Hollywood filmlerinden bazı bilinenler arasında Jumanji, Source Code, The Matrix, Total Recall, Inception ve diğerleri yer alıyor. Bu filmlerle bir avuç küreselciler distopik bir polis/jandarma devleti olan bir toplumun Türk halkının ve dünya halkının yararına olacağına inanmanızı ve ileride ona yardımcı olmamızı istiyorlar.

Demek ki, onların işine yaramayacak insanlar için şeytani bir planları var !!

Peki böyle bir toplum gerçekleşmesi mümkün mü?

Doğruyu söylemek gerekirse, bir avuç küresel elitin insan türünün hayatlarını sanal gerçeklik aracılığıyla yaşayacakları fikri şimdilik emekleme aşamasında olduğu çok uzak. Belki 50 yaşını aşmış olanlar göremezler. Ama gerçekleşmesi on yıllar hatta yüzyıllar sürecek bir yanılsamadır. Ancak biz ve gelecek nesillerimiz küresel hokkabazların gafletine düşüp izin verirsek ancak gerçekleşebilir.

Gaflete düşmemek için ne yapmalıyız?

Bunlar bilimsel, teknokratik ve oligarşik bir kapitalist dünya düzeninde ancak demokratik olmayan baskıcı ve faşist polis ve jandarma devlet yönetiminde gerçekleşebilir. Eğer ülkemizi böyle bir yönetim şekline dönüştürmek isteyen art niyetlilerin tuzağına düşmezsek bunu bir süre daha gerçekleştiremezler.

Ama bunu başarmak için başka bir yol daha deneyecekler!
O da aile kurumunu çökertmek olacaktır. İşte bu yüzden de, kurmayı planladıkları bu yeni dünyada ailelere ihtiyaç olmadığını, o işin geçmişte kaldığını bunu da bizim özgür ve bireysel olacağımız yalanıyla söylüyorlar.

Türkiyede ısrarla geri getirilmek istenen İstanbul Sözleşmesi ve halen uygulanmakta olan 6284 sayılı kanunun aile kurumuna verdiği zararlar yüksek sesle toplumun her kesimi tarafından dile getirilmiş olsa da, başta bir çok STK’nın ve siyasetcinin Türk toplumunun genlerine uygun olarak yeniden düzenlenmesine karşı çıktıkları şimdi çok daha iyi anlaşılıyor.

Peki, “Büyük Sıfırlama” ile insanlık aleyhine daha aşka neler yapmayı planlıyorlar?

Dünya Ekonomik Formu’nun (WEF) ilk kurucusu ve halen de yönetim kurulu başkanı olan Prof. Klaus Schwab; Büyük Sıfırlamayı üç temel bileşenini ana hatlarıyla anlatan; “Now is the time for a great reset” (Şimdi ‘Büyük Sıfırlama Zamanı) başlıklı bir makale yayınladı.

Bu makalenin en önemli kısmından alıntılarla devam edelim;

“Büyük Sıfırlama gündeminin üç ana bileşeni olacaktır. Birincisi, piyasayı daha adil sonuçlara doğru yönlendirecektir. Bu amaçla, hükümetler koordinasyonu (örneğin vergi, düzenleyici ve maliye politikasında) geliştirmeli, ticaret düzenlemelerini iyileştirmeli ve bir “paydaş ekonomisi” için koşullar yaratmalıdır. Vergi tabanlarının azaldığı ve kamu borcunun arttığı bir zamanda, hükümetler bu tür bir eylemi sürdürmek için güçlü bir teşvike sahiptir…”

“Ayrıca, hükümetler daha adil sonuçları teşvik eden uzun süredir gecikmiş reformları uygulamalıdır. Ülkeye bağlı olarak, bunlar arasında servet vergilerinde değişiklikler, fosil yakıt sübvansiyonlarının geri çekilmesi ve fikri mülkiyet, ticaret ve rekabeti yöneten yeni kurallar yer alabilir…”

“Büyük Sıfırlama gündeminin ikinci bileşeni, yatırımların eşitlik ve sürdürülebilirlik gibi ortak hedefleri ilerletmesini sağlayacaktır. Burada, birçok hükümetin uyguladığı büyük ölçekli harcama programları, ilerleme için büyük bir fırsatı temsil ediyor. Avrupa Komisyonu, birincisi, 750 milyar € (826 milyar $) kurtarma fonu için planlarını açıkladı[1]. ABD, Çin ve Japonya’nın da iddialı ekonomik canlandırma planları var…”

“Bu fonların yanı sıra özel kuruluşlardan ve emeklilik fonlarından gelen yatırımları eski sistemdeki çatlakları doldurmak için kullanmak yerine, onları daha esnek, adil ve uzun vadede sürdürülebilir yeni bir sistem yaratmak için kullanmalıyız. Bu, örneğin “yeşil” kentsel altyapı inşa etmek ve endüstrilerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) metriklerine ilişkin geçmiş performanslarını iyileştirmeleri için teşvikler yaratmak anlamına gelir…”

“Büyük Sıfırlama gündeminin üçüncü ve son önceliği, özellikle sağlık ve sosyal sorunları ele alarak kamu yararını desteklemek için Dördüncü Sanayi Devrimi’nin yeniliklerinden yararlanmaktır. COVID-19 krizi sırasında şirketler, üniversiteler ve diğerleri teşhis, tedavi ve olası aşılar geliştirmek için güçlerini birleştirdi; test merkezleri kurmak; enfeksiyonları izlemek için mekanizmalar oluşturmak; ve teletıp sağlayın. Her sektörde benzer uyumlu çabalar gösterilseydi neler olabileceğini hayal edin…”

Özetlersek; Büyük sıfırlamanın üç ana bileşenin daha kolay işletilmesi koordinasyonu geliştirmek için vergi, düzenleyici ve maliye politikasında, ticaret düzenlemelerini iyileştirmek ve sağlık ile sosyal sorunlar konularında “paydaş ekonomisi” için zorlaya zorlaya koşullar yaratmak diyebiliriz.

Peki, bu çalışır mı?

Dünyada 195’ten fazla ülke var. Bu ülkelerin hepsi senkronize aynı yasalara sahip “birleşik” global kamu idaresi ve kamu maliye politikası oluşturması gerekecek ve bu da neredeyse imkânsız. Çünkü tüm ülkeler farklı vergi sistemlerine, özel bankacılık işlemlerine ve para politikalarına, farklı ekonomilere, inançlara, kültürlere ve geleneklere sahipler.

Kendi çıkarları için tüm dünyayı kontrol etmek istedikleri tek devlet, tek ordu, tek para, tek bayrak, tek (şeytani) din, tek birleşik ekonomik, tek siyasi ve tek finansal sistem hakkında tuhaf fikirleri olan bir avuç küreselci elit yüzünden değişmesi uzun sürecek. Ama asla gerçekleşmeyecek demek için daha çok erken.

Planlanmış küresel pandemiyi, yeniden daha planlı yönetmek için ülkelerin merkezi kontrol şebekesini baskıyla denetleme gücüne sahip, DSÖ, BM, NATO gibi çoğunlukla seçilmemiş bir “elit bürokrat” grubu çalışma konsepti var.

Bu elit bürokratlar günümüzde ‘sözüm ona’ toplumların refahı için yararlı fikirleri karşı etkili propaganda ile değersizleştirip acımasız büyük sıfırlamaya hizmet için neler öne sürebilirler?

Bu soruya gıda ve beslenme ile cevaplar arayalım…İnsan edi tadında sentetik et üretmek suretiyle, insanların damak tadı değiştirip gelecekte labratuvar ortamında üretecekleri insanları yiyeceğe dönüştürmeye çalışacaklarını iddia edemeyiz. Ama dünyayı beslemek için kesinlikle iğrenç ve helal olmayan rezil çözümleri öne sürmeye şimdiden çalışıyorlar. Örneğin insanların hayatta kalmak için böcek yiyebilecekler. Sentetik et üretme daha başlangıç bile olabilir. Bir başka alan olan sağlıkta ise, sürdürülebilir yepyeni hastalıklar çıkararak büyük sıfırlamanın gerçekleşemesi çalışmalar yapıyorlar

Keşke bu teoriler bir şaka olsaydı… Ama değil.

Ancak, Büyük Sıfırlamanın ve DSÖ, NATO, BM, Big Pharma, ilaç şirketleri gibi vb daha birçok şeytani ilişkili küresel kurum ve endüstrilerin insanlar tarafından reddedilmesi doğru yönde atılmış bir adımdır. Hatta bu yönde üretim yapan tesislere son günlerde yapılan sabotajlar dünyayı kontrol etmek isteyen bir avuç küreselci elitleri şimdiden panik haline sokmuştur.

Umarız ki, ülke insanımız ve tüm insanlık, uyandıkça ve bilinçlendikçe “Büyük Sıfırlama”nın başarısız bir proje haline gelecektir. İnsanlar ve bazı hükümetler bir grup küreselcinin ve onun hşzmetgarı haline dönüşen kripto bürokratların her düzeyde insanlığın aleyhine çalıştığı gerçeğinin farkına varıyor ve savaşmaya başlıyorlar.

Bizler küresel bir güç tarafından ve onlara hizmet edenler tarafından yönetilemek istemediğimiz yönde itiraz etmekte geç kalmış olsakta, geleceğimizi emanet edeceğimiz Z kuşağı nasıl düşüneceklerini söyleyen merkezi bir güç tarafından yönetilmek istemiyor olduklarını özgürce çekinmeden söyleyecek olması Büyük Sıfırlama hayalinde olan şeytanın hizmetgarlarını tedirgin etmeye devam edecektir.

Vesselam…
Sadi ÖZGÜL

Kaynaklar;
[1] EU unveils plan to borrow 750 billion euros to aid economic recovery
[2] Now is the time for a ‘great reset’

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s