SAVAŞLAR DOSYASI : Sun Tzu (Savaş Sanatı)


YEŞİL VATAN’DA HATTI MÜDAFAA YOKTUR. MAVİ VATAN’DA SATHI MÜDAFAA VARDIR.

Sun Tzu (Savaş Sanatı)

“Bütün savaşlarınızı kazanmak üstün mükemmellik değildir. Üstün mükemmellik düşmanların dirayetini savaşmadan kırmaktır.”

5. nesil savaş kapsamında ulus devletler kendilerini, konvansiyonel bir ordusu dahi bulunmayan hegemonyalara karşı bir mücadele içerisinde buldular. Hâlihazırda bu devletsiz yapının taktik ve stratejik metotları ulus devletlerin siyasi, askeri ve bürokratik kanallarına nüfuz ederek içeride hücreleşmek ve içeriyi adeta kansere çevirme yolunu izlemektir. Hegemonya dışarıda ise ulus devletlere çeşitli uluslararası anlaşmaları dayatarak, dengeleri ya da politikaları öne sürerek birçok cepheden savaşlar açmaktadır. Telafisi mümkün olmayan imzaların atıldığı/attırıldığı bir anlayış günü kurtarır gibi gözükürken yarınları karartmaktadır. Özellikle medyayı ve toplum mühendisliğini etkin olarak kullanarak zihinlere nüfuz eden hegemonya, psikolojik harp metotlarını benimseyerek hedef aldığı toplumların değerler bütününü ve dirayetini parçalamayı amaçlar.

Eskiden cenk meydanlarında karşılıklı olarak çarpışılan geleneksel savaşın taktik ve stratejileri 11 Eylül 2001 saldırıları ile birlikte yerini örtülü, asimetrik ve çok daha bulanık konseptlere bıraktı. False Flag (Sahte Bayrak) operasyonları, terör örgütlerinin inşa edilmesi ve kullanılmaları, kapitokrasiden şirketokrasiye dönüş ve aidiyetsiz/vatansız kitlelerin mühendisliği!

Türkiye içerisinde bulunduğu jeopolitik ve jeostratejik konumu çerçevesinde 5. nesil savaşın hedef aldığı öncelikli devletlerden biri. Hatta İran’ı nükleer silahlanma yarışı kapsamında hedef alan hegemonyalar İran’a bile nüfuz ederek Ottawa Sözleşmesi kapsamında kaldırttırılan Türkiye-İran sınırındaki mayınların bulunduğu noktadan Pakistan’dan İran’a, İran’dan Türkiye’ye aidiyetsiz ve vatansız stratejik göç mühendisliği çalışması gerçekleştirerek Türkiye’de yabancı uyruklu unsurlarla hücreleştiler.

Hasım unsurun hedef aldığı topraklarımız, sessiz işgal yöntemi olan stratejik göç mühendisliği çerçevesinde hedef alınırken, vatandaşlık garantili konut satışları da bugün yalnızca Suriyelilerin yoğun bulunduğu illerimizi değil, Karadeniz’de Trabzon’u bile hedef almış vaziyette. Aynı zamanda Ukrayna – Rusya savaşı argümanı öne sürülerek “sipariş usülü” Ukraynalı ve Rus siparişi ile Akdeniz’deki kıyı şehirlerimiz de tehdit altında. Yok etmek için öncelikle kuşatmak gerekir. Kuşatma kıyı şehirlerinden, hem Karadeniz’den hem Akdeniz’den başladı. Sessiz işgal demografik yapımızı hedef alırken, vatandaşlık garantili konut satışları da bu işgali gerçekleştiren unsurları geldikleri yere göndermemizin önündeki engel olmaya ve vatan toprağının kaybedilmesine neden olmaya devam ediyor.

Ekoterörizm çerçevesinde hedef alınan ormanlarımız özellikle kıyı şehirlerimiz kapsamında gözlemlenirken, vatanımıza karşı olası bir saldırıya yönelik ordumuzun savunma gerçekleştireceği savunma hattında sıklet merkezi olan ormanlarımız yok oluyor. Türkiye’ye Akdeniz’den olası bir çıkarma gerçekleştirilmesi hâlinde ordumuz giydikleri kamuflajları kapsamında kendilerini yakılmış topraklarda mı kamufle edecekler? Sonra bir de bu ekoterörizm’in adına küresel iklim değişikliği mi denilecek? Orman demek, bir ordu için savunma hattı demektir. Ekoterörizm çerçevesinde hedef alınan ormanlarımızın yakılması, savunma direncimizin şimdiden yok edilmesi anlamına gelmektedir.

Yeşil vatanı hedef alan unsurların bir diğer amacı ise ordumuzun savunma hattının, olası bir saldırıya karşı kamufle gücünün/direncinin kırılmasına ek olarak bölgedeki kargaşadan yararlanarak yer üstündeki savaşın dışında yerin altındaki savaşa da odaklanmaktır. Antik bir okuma yapıldığında medeniyetler üzerine medeniyetlerin kurulduğu bu topraklardaki tarihi mirası hedef almak anlamına gelmektedir. Aynı düşman ormanlarımızın yanında tarım alanlarımızı da hedef alarak yapay bir kıtlık oluşturmak arzusundadır. Direncin kırılmasında açlık/kıtlık da önemli bir argüman olarak sunulacaktır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti kendisini kuşatan, konvansiyonel olmayan görünmez ordularla mücadele kapsamında yeşil vatanına sahip çıkmak için savunma hattını genişletmeli ve mavi vatana açılmalıdır. Ormanı korumak için denizleri korumak, denizleri korumak için uluslararası deniz hukuku çerçevesinde hakkımız olanı almak/savunmak ve Yunanistan gibi emperyalist unsurların maşalığını yapan aktörlerin gayret ve emellerine gereken yanıtı sert bir şekilde vermek gerekir.

Yeşil Vatan’da hattı müdafaa yoktur. Mavi Vatan’da sathı müdafaa vardır. Mavi Vatan bütün vatandır. Düşmanın dirayetini kırmanın yolu Mavi Vatan’dır.

Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı tarafından doktrin hâline getirilen, Türkiye’nin denizlerdeki Misak-ı Milli sınırlarını gösterir Mavi Vatan Haritası.

Yüksek Teknoloji Araştırma Merkezi Başkanı

Ömer Memoğlu

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s