ÖZEL-BÜRO /// İLETİŞİM DOSYASI /// SADİ ÖZGÜL : 5G’nin Öngörülen Devasa Etkileri


değerli
arkadaşlar! teknolojinin zararlı olduğu bence kocaman bir palavradır. amaç geri kalmış devletleri sömürüp yok etmeden kullanmaktır. yok edecek olurlarsa ateşi maşayla tutmak gibi işlerini yaptıracak topluluklar bulamazlar. sömürgeciler tehlikeli işleri
kuklalaştırdıkları devletlerin toplumlarına yaptırırlar. yeni teknolojileri geliştirip eski teknolojileri satıp kazanç elde ederler. hem yeni teknolojilere yatırım yaparlar hem günlük yaşamlarını kolaylaştırıcı ve rahat biçimde sürdürürler. sömürgeciler toplumun yapısına göre yöntemler kullanırlar. bu yöntemler çıkarlarını en önde tutan kişilerin kendi alanlarını kullanarak yapılır. örneğin: canan Karatay’ın basın önüne çıkartılıp şeker zararlı bombardımanıyla halkın şekerden uzaklaştırılması ve şeker fabrikalarının satılmasına tepkilerin önlenmesi böyledir. eskiden tarım ve hayvancılıkla uğraşmayı önlemek içinbiz başka devletlerin arka bahçesi yatırım aracı değiliz dediler bizim her ürünü dışarıdan almamız için muhtaç bıraktılar. bize ya tohum vermeyen ürün sattılar ya da yetişmiş ürünleri dışarıdan almamıza neden oldular. teknolojideki yöntem de aynı böyle yapılıyor. zararlı kullanma yenisi yapılınca eskiyi kandırdığım devletlere kakalarım. teknolojinin zekaya zarar verdiği doğru değildir. bu yaklaşım kendi içinde tutarsızdır çünkü teknoloji beyin üzerinde zararlı olsaydı insan zekası azalırdı ozaman yeni buluşlar yapılamazdı. teknoloji artık gelişecektir bunun önü kesilemez ve kesilmemelidir. insanların birbirleriyle kurdukları bağlar ideolojiyi, doğayla kurdukları bağlar teknolojiyi doğurmuştur. farklı yaklaşımlarla ve davranışlarla ortaya çıkan ideolojilerin kötü amaçlı olanlarının sömürü için kullanılacağı bellidir. devletlerin tarım ve teknolojiyle ilerleyeceğini bilmek gerekir.bilimin ilerlemesiyle yapılan buluşların kötüye kullanılacağı yaklaşımıyla yeniliklerden çekinmek toplumları geri bırakmaktan başka bir işe yaramaz bu da sömürgecilerin ekmeğine yağ sürer. bu yaklaşım ısınmak için ateş yakıp ateş yangın olup herşeyi yok etmektede kullanılır o zaman ateşi kullanmayalım demek gibidir. ateşi bulup kullanan ilk kişiler böyle düşünselerdi ısınmaya, aydınlanmaya- yemek pişirmeye çare bulunmazdı. kötülük teknolojide değil kullanım amacındadır. yapılması gereken çağdaş uygarlığın öncüsü olunmasını sağlayacak akılcı ve bilimsel eğitim sistemiyle gelecek kuşakları yetiştirmektir. sevgi ve saygılarımla.
5.08.2022 tarihinde Özel Büro İstihbarat (GMAIL)
yazmış:
>
>
>
>
>
>
>

SADİ ÖZGÜL : 5G’nin Öngörülen Devasa Etkileri

Yüksek hızda veri iletişimi sağlayan 5G teknolojisi, Türkiye’de ilk kez > İstanbul Havalimanı’nda hizmete sunuldu.

Türkiye’deki tüm GSM operatörleri 5G teknolojisinin test uygulamasının > İstanbul Havalimanında başlatılması münasebetiyle düzenlenen “Türkiye’nin > 5G
Yolculuğu” başlıklı etkinlikte bütün sektörlerde olduğu gibi haberleşmedeki > gelişimleri de yakından takip ettiklerini, Türkiye’yi çağın ötesindeki > yeniliklerle buluşturmak için büyük bir çaba gösterdiklerine ilişkin > açıklamalar yapıldı.

Bir diğeride; “5G’deki düşük gecikme süreleri ile robotik, akıllı araçlar > ve
akıllı ulaşım sistemleri gibi gecikmeye duyarlı yenilikçi hizmetlerin > sunulması kolaylaşacaktır. 5G; otomotiv, sanayi, enerji, sağlık, tarım, > medya, dijital oyun ve eğlence gibi birçok alanda dijital dönüşümü > hızlandırarak yenilikçi uygulamaların geliştirilmesi ve kullanılmasında > etken olacaktır” sözleri olmuştur. Bunlar elbette güzel sözler ve halis > niyetler taşıyor olabilir.

Ancak İstanbul hava limanında hizmete sunulan 5G için söylenen bir slogan > olan; “yerli ve milli imkanlarla üretmeliyiz” sözünün ise gerçeklik payını > irdelemek gerekiyor elbette. 5G teknolojisi lokal olmayıp, küresel bir yeni > nesil iletişim sistem olduğuna göre, bu süslü sözleri yeni iletişim > teknoloji icat etmek için değil de araç, gereç ve lojistik hizmetlerini > yerli ve milli imkanlarla üretilmesi yönünde söylenmiş olduğu yönünden > okumak daha doğru olacaktır.

Şimdide 5G’nin öngörülen devasa etkilerine gelelim;

Olası devasa etkilerini çok daha iyi kavrayabilmek için önce şu sorulara > cevaplara bulmaya çalışalım

  • 5G yüksek hız teknolojisinin hayatımıza girmesinin sağlık açısından > sakıncaları olabilir mi?
  • 5G, teknolojisi biyolojik felaketler getirecek bir elektromanyetik > silaha dönüşebilir mi?
  • Bu boyuttaki elektromanyetik dalgalar, insanın sahip olduğu 70 > trilyon hücrenin her birinin yüzeyinde bulunan sayısız doğal mikroskobik > sensörü etkinleştirir mi?
  • Kalp ritmi ve beynin EEG aktivitesini bozar mı?
  • Kadın ve erkekte üreme fonksiyonları azaltır, kanser ve sayısız > hastalık yüksek oranda artırır mı?
  • 5G, tarım üretiminin olmazsa olmazı olan kuşların ve arıların > neslini tehlikeye düşürür mü?
  • Bugün 5G’nin biyolojik etkileri üzerine yapılan herhangi bir çalışma > ve bir “güvenlik yönergesi” hâlâ mevcut değilken neden bunu biz > başlatıyoruz?
  • Yoksa klasikleşen “devletimiz buna ön ayak olduysa vardır > bildikleri” deyip toplum olarak geçiştirecekmiyiz?

5G teknolojisi ile ilgili bir çok karşı ilmi ve akademik seviyede görüşler > de var elbette.

Doğrusunu bulup araştırıp doğrusunu bulup insanlığın faydalanması için > hayata geçirmek elbette insani ve İslami bir görev olduğuna göre, 5G nin > lehine ve karşı olan görüşleride öğrenmemiz gerekiyor.

5G teknolijisini göklere çıkaranlar; daha hızlı dijital iletişim, yapay > zeka, ulaşımda, sanayide enerjide, sağlık, tarım ve medya başta olmak üzere > tüm alanlarda daha hızlı otomasyon ve iletişimin sağlanacağını öne > çıkararak
insanlığın lehine kullanılacağını söylemekten öteye geçemiyorlar. >
5G teknolojisine mesafeli ve endişeyle bakanlar ise; çok farklı şeyler > söylüyorlar. Bunlardan biride Washington Eyalet Üniversitesi Biyokimya ve > Temel Tıp Bilimleri Prof Martin L. Pall

Prof Martin L. Pall 17 Aralık 2019’da;
context-of-safety-guideline-failures/> “5G’nin Öngörülen Devasa Etkileri” > başlığı ile yayınladığı makalesinde özetle şunları yazıp insanları ve > yöneticileri şu önemli başlıklarla uyarıyordu.

  • “5G, saniyede olağanüstü yüksek miktarda bilgi taşımak üzere > tasarlanmıştır. Bu nedenle olağanüstü yüksek darbelidir. Frekans > dalgalarının elektrikli parçaları binaların içine iyi nüfuz etmeyeceği > için,
    5G baz istasyonları ile daha fazla milyonlarca frekansla evimize, > okullarımıza, ibadethanelere, işyerlerine vb. üzerine gelen yüksek titreşim > (frekans) seviyesi göz önüne alındığında, kısa süreli maruz kalmalar bile > ciddi biyolojik etkiler üretebilir”
  • “Bu boyuttaki elektromanyetik dalgalar, insanın sahip olduğu 70 > trilyon hücrenin her birinin yüzeyinde bulunan sayısız mikroskobik sensörü > etkinleştirir. Bu voltaj sensörleri, bu maruziyetle hücre içine büyük > oranda
    kalsiyum girişine izin verir..”
  • “Bu şekilde hücre içine aşırı kalsiyum yüklenmesi, oksidatif stres > ve DNA kopmaları ile ‘programlanmış hücre ölümünü’ gerçekleştirir. Kalp > ritmi ve beynin EEG aktivitesi bozulur, kadın ve erkekte üreme > fonksiyonları
    azalır, kanser ve sayısız hastalık yüksek oranda artar.”

Bugün 5G’nin biyolojik etkileri üzerine yapılan herhangi bir çalışma ve bir > “güvenlik yönergesi” hâlâ mevcut olmadığına göre, “daha hızlı internet için > 5G” masalının, sağlık güvenlik kontrollerinden tam geçmemiş ve hala riskli > olan bir tedavi yöntemini “kamu sağlığı için” önermek ve sonrasına zorunlu > olması gibi bir şey.

Peki, öyleyse buradan çıkarılacak en kötü kabuslar ne olabilir? >
Martin L. Pall bu soruya şu cevabları vermiş makalesinde.

  • En kötü altı kabusLAR , 5G’nin çoğu durumda aşağıdaki türlerde > evrensel veya neredeyse evrensel etki yaratacağıdır.
  • Hızlı ve geri dönüşü olmayan insan üremesinde sıfıra yakın bir çöküş > gerçekleşecek.
  • İnsan beyninin yapısı ve işlevi üzerindeki büyük etkilerin ürettiği > kolektif beyin işlevimizde hızlı (1’dekinden biraz daha yavaş olsa da) bir > çökme gerçekleşecek.
  • Çok erken başlangıçlı Alzheimer vakaları artış görülecek. > * Öncelikle 5G maruziyetlerinin neden olduğu otizm ve dikkat eksikliği > hiperaktivite bozukluğu vakaları artacak.
  • İnsan spermindeki ve muhtemelen insan yumurtalarındaki DNA > etkilerinin neden olduğu insan gen havuzunda büyük bozulma. > * Kalbin sino-atriyal düğümündeki kalp pili hücrelerinde EMF > etkilerinin neden olduğu tüm yaş aralıklarında yaygın ani kardiyak (kalp ya > da kan damarlarını içeren bir hastalık) ölümleri artacaktır. >
    Özetlersek, Prof Martin L. Pall; “5G, biyolojik felaketler getirecek bir > elektromanyetik silahtır” demek istemiş.

Sonuç olarak;

Yukarıda bahsettiğimiz kötü senaryolara sebebiyet vermeyecek 5G > teknolojisinin üretilemesi ve şifrelenmesi Türk mühendisleri tarafından > başarıldıysa öpüp başımızın üstüne koyarız elbette.

Ancak; günümüzde kullanılan 4G teknolojisinin insan sağlığına karşı > riskleri
konusunda kapsamlı akademik düzeyde çalışmalar ve yayınlanmış raporları > bolcadır. İnsan ve toplum sağlığı açıısndan herhangi bir risk içermediğine > dair akademik düzeyde bilimsel araştırma raporu birkaç taneyi > geçmemektedir.

GSM şirketleri 4G teknolojisinden kaynaklanan radyasyon etkilerinin > tehlikeli olduklarını bilmelerine rağmen onlarca yıl bunları halktan > gizleyip, şimdide daha fazla radyasyon içeren 5G teknolojisinin öngörülen > devasa etkilerinide çok iyi bildiklerine göre yeni teknolojiye geçişte > hepimize zorlamak için ellerinden geleni yapmaları “insanlığı hizmet” > söylemlerini elbette şüphede bırakıyor.

Peki, öyleyse GSM şirketlerinin 5G’ye geçişte Türk insanını zorlamalarının > arkasındaki sinsi plan ne olabilir?

Tüm ülkeyi 5G ve sonrasında üzerinde çalışılan 6G teknolojisinin ağlarıyla > donattıktan sonra türlü şeytani hokkabazlık ve illizyonlarla insanımızı > hasta edip, güçsüz bırakıp, kalbimizi, zihinlerimizi ve beynimizi kontrol > altına alıp topraklarımız işgal etmeye teşebbüs edenlerin önünü > açabilirler.
Sonrasında ise Türkleri geldikleri yer olan Orta Asya’ya sürmek > olabileceğini (her ne kadar uçuk komplo teorisi diyenler çıkacak olsa da) > aklımızdan çıkarmamız gerekiyor.

Her senaryoya paranoyaklık demeden aklımızın bir köşesinde tutup, hepsini > bertaraf edebilecek stratejik karşı hamleler üzerinde bıkmadan usanmadan > çalışmak zorundayız.
.

SADİ ÖZGÜL


MAIL :
ozel-buro@mit.ist

FACEBOOK :
https://www.facebook.com/ozel.buro.istihbarat
https://www.facebook.com/ozel.buro.istihbarat.turkiye
https://www.facebook.com/groups/ozelburo
https://www.facebook.com/groups/ozel.buro.turkiye
https://www.facebook.com/groups/mkultra.telegram

TWITTER :
https://twitter.com/OzelBuroGrp

Resmi Web Sitemiz :
http://www.ozelburogrubu.com (Grupta paylaştığımız tüm konuları daha detaylı > incelemek isterseniz 1 tıklama ile bu siteden görebilirsiniz. Gmail > adresiniz yoksa 5 dk. içinde www.gmail.com portalından edinebilirsiniz.) >
www.gizlistrateji.com
www.ozelburoistihbarat.net

www.stratejikguvenlik.com

Bu e-postayı Google Grupları’ndaki “ÖZEL BÜRO ///” adlı gruba abone > olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için > ozel-buro-istihbarat+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta > gönderin.
Bu tartışmayı web’de görüntülemek için
https://groups.google.com/d/msgid/ozel-buro-istihbarat/!%26!AAAAAAAAAAAYAAAAAAAAAI9kRVZ/q19Kh4WV2R/zZtnCgAAAEAAAACY3Pe293yJGq1oJaY/MRXIBAAAAAA%3D%3D%40gmail.com > adresini ziyaret edin.

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s